Yeter artık
Dr. RIDVAN PEKER

Dr. RIDVAN PEKER

Yeter artık

30 Aralık 2020 - 19:07 - Güncelleme: 30 Aralık 2020 - 19:12

Bugünlerde  dünyanın en büyük sorunlardan birisi olan korona virüs salgını kadar, ülkemizde kadına uygulanan şiddet ve kadın cinayetleri de konuştuğumuz, önüne bir türlü geçemediğimiz, engelleyemediğimiz bir diğer konu.  
Ülkemizde hemen hemen her gün, her üç kadından biri şiddete maruz kalıyor. Resmi rakamlara göre sadece Türkiye’de 2011 Ocak- 2020 Ekim tarihleri arasında 2892 kadın cinayeti işlendi. Şüpheli kadın ölümlerinin sayısı ise azımsanmayacak rakamlarda. 
Ülkemizde her geçen gün, kadınlarımızın modern, eşit ve özgür yaşam haklarına yönelik saldırılar artıyor. Kadınlarımızın boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürülmesi ne acı.  
Kadın cinayetlerinde öldürülen kadınların neredeyse tamamına yakını, cinayet öncesinde katili tarafından şiddet görüyor. Kadın cinayetlerinin aniden değil, bir şiddet sürecinin sonunda yaşandığı da bilinen bir gerçek. Kadınlar karakola gidiyorlar, şikâyet ediyorlar, sığınma evlerinde kalıyorlar. Erkekler hakkında daha önce alınmış uzaklaştırma kararları olmasına rağmen rağmen çoğu kez bu şiddet süreci devam ediyor. Bu durumdan çoğu zaman kadının çevresi ve kolluk güçleri haberdar ama kadın ve yaşadıkları dikkate alınmıyor. Kadın cinayetleri “ Geliyorum “ diye çığlık çığlığa bağırıyor ama duyan ya da önlem alan yok. Yani o kadınlar göz göre göre katlediliyor. 
Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespitedilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça bu vahşet, boyut değiştirerek sürmeye devam edecek. 
Kadın cinayetlerinin önlenebilmesi için siyasi iradenin, adli makamların ve kolluk kuvvetlerinin yetersiz kaldığını düşünmek sanırım hata olmaz. Şiddete maruz kalan kadınlarımız çareyi bu kurumlarda değil sosyal paylaşım sitelerinde arıyorlar. Çünkü adli makamlardan ve kolluk kuvvetlerinden gerekli dönüşü istedikleri hızda alamıyorlar.  
Elbette kanunlarımız var. Ancak bir yerde de uygulamalardan kaynaklanan zafiyet mi var acaba diye düşünmeden de edemiyoruz. Karar vericilerin, uygulayıcıların ve yasa yapıcıların dik duruşlu ve takipçi olması eminiz ki bu zafiyeti ortadan kaldıracaktır.  
Şunu çok iyi biliyoruz ki; hayvana, çocuğa, mazluma, kadına şiddet insanlığın yüz karasıdır.  
Her seferinde artık bu son olsun demekten usandık ve UTANDIK.  
Erkekliğimizden, insanlığımızdan utandık. 

YORUMLAR

  • 7 Yorum

Son Yazılar