Saygı varsa !..
Dr. RIDVAN PEKER

Dr. RIDVAN PEKER

Saygı varsa !..

25 Nisan 2021 - 00:31


Bildiğiniz gibi 3 gün önce Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevine Derya Yanık atandı. Öncelikle Sayın Bakan’a bu yeni görevinde başarılar diliyorum. 

23 Nisan’da bakan pozisyonuyla basın karşısına çıkan Sayın Yanık, 10 yaşındaki bir çocuğa ‘Ramazan' nedeniyle bir şey ikram etmediklerini ve çay çikolata haklarını sonra kullanacaklarını söyledi. Bununla birlikte 23 Nisan'da makama oturan evladımızın koruma altında olduğunu herkese ilan etti. Sayın Yanık bu sözleriyle birçok vatandaşımızın da tepkisini topladı. 

Bu durum karşısında içimden geçenleri biraz da farklı pencereden bakarak sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü çocuklarımız bu ülkenin geleceği. Sağlıklı yetişen bireylerle muasır medeniyetler seviyesine ulaşır bir ülke. Umarım anne baba ve büyüklerimize ışık olur. 

İnsan olmanın gereğidir saygı..

Diğer insanlarla iletişim halindeyken birbirimizi olduğu gibi kabullenmek, kıymetli ve önemli olduğumuzu hissetmek, hissettirmektir.

Birey olarak, kendi benliğimize ve toplumdaki diğer bireylere gösterdiğimiz saygı, toplumsal ilişkilerimizaçısından öylesine önemli ki, hayatımızı huzurlu, verimli, sağlıklı ve başarılı kılan temel olan yapı taşlarından birisi. Her deneyimin, başımızdan geçen her olayın benliğimize katkı sağladığı da tartışılmaz bir gerçeklik. Öz benliğimize olan saygımız, sosyalçevrelerdeki kabul seviyemiz, psikolojik ve kültürel faktörlerden ziyadesiyle etkileniyor zira. 

Hiç şüphe yok ki benlik saygısı, bireyin hayatında en fazla yer tutan anne ve babası tarafından değer görmesiyle ilgili olarak çocukluk döneminde gelişir. Anne ya da babadan yoksun çocuklar, ya da devlet korumasında olan çocuklardaki benlik saygısını yüceltmek de pek tabii ki devlet büyüklerimize ve devlet korumasındaki çocuklarımızın sosyo-psikolojik gelişimlerinden sorumlu uzmanlarımıza düşüyor. 

Saygı göstermediğimiz bir çocuktan saygı beklemek ne kadar gerçekçi olur? Çocuğu her elimize geçen fırsatta eleştirmek, küçümsemek, olumsuz sıfatlarla etiketlemek, bir problem esnasında problemin nedenlerini anlamak yerine, kendi düşüncelerimizi dayatarak yargılarsak, çocukta; anlaşılmadığı, fikirlerine değer verilmediği, doğruyu bulma yolunda hata yapmasına olanak verilmediği için duygularına ve ihtiyaçlarına saygı duyulmadığı düşüncesini oluştururuz. 

Oysaki, çocuklardaki öz saygıyı artırmak biraz empatiyle elimizde:

Çocuğun birey olarak varlığını kabul etmek, davranışlarından bağımsız, koşulsuz sevgi göstermek, yaşıyla doğru orantılı sorumluluklar almasını sağlamak, açık olmak ve çocuğumuzu dinlemek, duygularını önemsemek, tercihlerine ve düşüncelerine saygı göstermek, göz hizasında konuşmak ve güvende hissetmesini sağlamak, kendi duygularımızı çocuğumuzla paylaşmak çok da zor olmasa gerek. Unutmayalım ki kendi iradeleriyle sağlıklı ilerleyebilmeleri biz yetişkinlerin rehberliğine bağlı. 

Çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak birincil sorumluluğumuz.  Bu konuda atılacak her adım, alınacak her karar, çocuğun yüksek yararı gözetilerek yapılmalıdır. Çocuklarımız en değerli varlıklarımız, sağlıklı ve mutlu gelecek nesiller yetiştirmek onları korumak, sevmek, saygı göstermekle mümkün olabilir. 

Andımızda da yer bulan şu ifadenin tüm vicdanları sevgide ve saygıda buluşturduğuna yürekten inanıyorum. 

“Türk’üm, doğruyum, çalışkanım. İlkem; küçüklerimi korumak büyüklerimi saymak”…  

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Prof.Dr. Fulya ÖZTAŞ
    2 hafta önce
    Sayın hocam, dimağınıza, kaleminize sağlık güzel bir yazı.Sağlıklar diliyorum.

Son Yazılar