Türkiye’den 5 kültür varlığı daha UNESCO listesinde

Türkiye'den 5 kültür varlığı daha UNESCO listesinde

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 5 varlığını daha kaydettiren Türkiye'nin, bu listedeki kültür varlığı sayısı 83'e yükseldi.

18 Nisan 2020 - 01:06

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, UNESCO'ya sunulan ve dünya mirası olmanın ilk adımı olan geçici listeye, 16 Nisan'da Türkiye'den 5 yeni kültür varlığı daha eklendi. Böylece 2019 yılında listede 78 olan Türkiye'nin kültür varlığı sayısı, 83 oldu.

Listeye eklenen kültür varlıkları Ankara'nın Beypazarı Tarihi Kenti, İzmir Tarihi Liman Kenti, Osmaniye'deki Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı, Kayseri'deki Koramaz Vadisi ile Diyarbakır'daki Zerzevan Kalesi ve Mithraeum oldu.

Açıklamada, 5 yeni kültür varlığına ilişkin şu bilgiler yer aldı:

Beypazarı Tarihi Kenti
Tarihi ticaret merkezini çevreleyen ve daha çok 19 ile 20'nci yüzyılın başlarında inşa edilen geleneksel evlerin yer aldığı mahallelerden oluşan Ankara'nın Beypazarı ilçesi, İnözü Vadisi ile dönemin ekolojik çarşısıyla ekonomik, ev mimarisiyle teknolojik ve geleneksel kıyafetleriyle de sosyo-kültürel koşullarını ortaya koyuyor.

Osmanlı şehirciliğinin korunmuş bir örneği olan tarihi kent, Selçuklu ve Osmanlı dini mimarisinin bozulmamış ürünlerini, iç ve dış mekansal düzenlerini, malzeme özelliklerini, yapısal unsurlarını, iç tasarım öğelerini ve doğaya uygun sokak dokuları ile geleneksel Türk evlerinin paha biçilmez örneklerini koruduğu için Beypazarı Tarihi Kenti olarak Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alıyor.

İzmir Tarihi Liman Kenti
Osmanlı coğrafyasında bir liman kenti olarak gelişen ve Helenistik Dönem'den itibaren kesintisiz yerleşim merkezi olan İzmir Tarihi Liman Kenti, farklı kültürel ve dini yapıları, hanları, arastaları, pasajları, otellerle donanan ticari merkezi ve farklı kültürlere ait mimari mirasın etkileşim içinde üretildiği süreçleriyle listeye dahil edildi.

Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı
Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı, Anadolu coğrafyasında Geç Hitit Dönemi'nde kurulan kent devletlerinden biri olan Adanava'nın bir uç kalesi olarak görkemli suru ve sur kapılarıyla dönemin savunma mimarlığının ünik bir örneği olarak günümüze ulaşıyor.

Arkeolojik alan, Geç Hitit kale planlamasının yanı sıra anıtsal ve sanatsal değeri olan kapı girişleriyle de döneminin yüksek mimarlık ve sanat anlayışını sergileyen özgün bir örnek.

Fenikece ve Luvice olarak tasarlanan çift dilli yazıtları Karatepe-Aslantaş'ı arkeoloji dünyasında öne çıkaran bir başka özellik.

Her iki kapısında bulunan bazalt stel ve kabartmalar üzerinde hem Fenike alfabesi ile hem de Luvi hiyeroglifi ile yazılmış, bu dillerdeki en uzun iki dilli metin olan yazıtlar, Luvi hiyeroglifinin çözülmesinde önemli role sahip.

Arkeolojik alanlarda yerinde koruma ve alan yönetiminin ilk örneklerinden birinin sergilenmesi açısından da öne çıkan alan bu niteliklerinden dolayı 'Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı' olarak Dünya Miras Geçici Listesi'ne kabul edildi.

Koramaz Vadisi
Kayseri'deki Koramaz Vadisi'nde binlerce yıldır yaşayan insanların kayaları oyarak mezar, mesken, depo ve ibadethane olarak kullandıkları mekanlar, günümüzde hala daha kullanılıyor.

Antik dönem yerleşimlerinin de yer aldığı vadi içerisinde, sayıları yüzlerce olan güvercinlikler, columbariumlar (Roma döneminde yakılmış bedenlerden kalan küllerin saklandığı toplu mezarlar), anıt mezarlar, tümülüsler, yer altı savunma yapıları, yaşam alanları, ibadet alanları (antik tapınaklar ve kiliseler), ağıllar, gözetleme noktaları gibi çok sayıda farklı kullanım amaçlı yapı bulunuyor.

Birçok medeniyetin izine rastlamanın mümkün olduğu bölgede, Hristiyanlığın serbest kalmasıyla beraber geç Roma veya erken Bizans'ta bu mağaralar kilise olarak yeniden şekillendirilmiş.

Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetiyle kiliselerin bir kısmı yine dini yapı olarak kullanılmaya devam edilirken bu durum ise vadiyi oldukça değerli kılıyor.

Zerzevan Kalesi ve Mithraeum
Askeri yerleşimi, yer altı ve yer üstü yapıları ile dünyanın en iyi korunmuş Roma garnizonlarından olan Zerzevan Kalesi, insanlığın kültürel gelişimini oluşturan farklı kültürel-inanç evrelerine ait izleri bir arada taşıyor.

Buradaki Pagan ve Hıristiyan Roma'ya ait mimari yapılar, döneminin bütün özelliklerini ve teknolojik gelişmelerini yansıtıyor. Ayrıca, günümüze kadar Roma'nın doğu sınırında bulunan tek Mithras Tapınağı da burada yer alıyor.

'Zerzevan Kalesi ve Mithraeum' da bu özellikleriyle geçici listede artık dünya mirası olmayı bekliyor."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Nasreddin Hoca 61. kez göle maya çaldı
Nasreddin Hoca 61. kez göle maya çaldı
"TCDD engellilere yönelik çifte standarttan vazgeçmeli"