“Tohumda yabancı üreticinin hakimiyetine son vereceğiz”

“Tohumda yabancı üreticinin hakimiyetine son vereceğiz”

Konya Şeker'in Altınekin Kampüsü'nde bulunan Beta Ziraat, ürettiği yerli ve hibrit tohumlarla, çiftçinin yüksek maliyet sorununa çözüm getirirken, piyasadan da yabancı egemenliğini kaldırıyor

23 Mart 2021 - 19:37

Konya Şeker’in Altınekin İlçesi’nde kurulu bulunan tohum ve yağ fabrikaları, Türk tarımının umudu oluyor. Beta Ziraat ve Ham Yağ Fabrikası, yaptıkları üretimlerle tarım sektörünün tohumdaki yüksek maliyet sorununa çözüm sunarken, yağ fabrikası da bilinen yağ markaları için yaptığı üretimlerle sektörde rakip tanımıyor.

Konya Şeker, tarım sektörüne sunduğu katkılarla iddialı olduğu Beta Ziraat ve Ticaret A.Ş. Tohum Fabrikası ile Altınekin Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ham Yağ Fabrikası’nın bulunduğu Altınekin Kampüsü’ne basın gezisi düzenledi. Programda ilk olarak Altınekin Yağ Fabrikası tesislerini tanıtan Fabrikanın Direktörü Niyazi Arslantaş, Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk’un, bölge çiftçisinin ekonomik kazanım elde ettiği ürün çeşidini artırmak amacıyla kurulması talimatını verdiği Hamyağ Tesisinin, 2012 yılının ekim ayında üretime başlamasından itibaren Türkiye’nin yağ ihtiyacının önemli bir bölümünü karşıladığını, Konya çiftçisinin ekemediği ayçiçeğini ve kanolayı ekebilmesine olanak sağladığını ve ithalatı önlediğini söyledi.

AYÇİÇEK YAĞI ÜRETİMİNDE İDDİALIYIZ

Hamyağ Tesisleri’nde kuruluşundan bu güne kadar ham ayçiçek yağı, ham kanola yağı, ayçiçek tohumu toz küspesi, ayçiçek tohumu pelet küspesi, ayçiçek tohumu çuvallı pelet küspesi ve kanola tohumu küspesi üretimi gerçekleştirdiklerini dile getiren Arslantaş, “Altınekin Hamyağ Tesisleri, yüksek ürün kalitesi ile yılda 150 bin ton ayçiçek, 100 bin ton soya ve kanola işleme ve yıllık 50-60 bin ton ham ayçiçek yağı ile 70-80 bin ton ayçiçek küspesi üretim kapasitesine sahiptir. Üretim ile ithalatı azalttığımız gibi istihdama katkı sağladık. Üreticinin, ayçiçeğinin ekim, büyüme ve hasat sürecinde diğer birçok ürüne kıyasla daha az suya ihtiyaç duyarak yetişmesi nedeniyle, daha az maliyetle alternatif ürün elde etmesine ve bölgenin coğrafi niteliklerine uygun, daha az su tüketen bir ürüne kavuşmasına neden olmuştur. Bu yatırımla güvenli satış kanalı endişesi yaşayan üreticilerimizin bu endişesi giderilmiş, yağlık tohumlar alternatif bir ürün olarak üreticimizin münavebeli olarak ekeceği bir ürün haline gelmiş ve ekonomik anlamda kalkınma getirmiştir. Konya ve diğer bölge illerindeki üreticilerimiz daha güvenle üretip satabileceği bir yatırıma kavuşmuştur. Yağlık tohum üretimi artmış, ayçiçek ve kanola tohumu üreticilerin münavebe sistemine dâhil olmuştur. Yağlık tohumlardan üreticinin gelirinin artması ile tarıma olan ilgi artmıştır. 2013 ve 2014 yıllarındaki 260 bin ton seviyeleri ile Konya bu yıllarda en fazla yağlık ayçiçek üretimi yapan il konumuna yükselmiş ve son yıllarda da yaklaşık 350 bin ton üretim ile Tekirdağ’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Tesisin kurulmasının duyurulduğu 2011 yılından başlayarak artan ayçiçeği üretimi ile birlikte üretici, tohumcu, hasatçı, işçi ve benzerlerinin zincirleme olarak kazançları artmıştır. Tesislerin oluşturduğu 780-800 milyon liralık ekonomik katkı bölge ekonomisine canlılık kazandırmıştır. Tesisler de 50-60 bin ton hamyağ üretimiyle Türkiye’nin yaklaşık 1 milyon ton olan hamyağ ihtiyacının yüzde 10’u karşılanmış ve ülkemizin cari açığında önemli bir yeri olan bitkisel yağ ithalatının azaltılmasına katkı verilmiştir. Hayvancılık açısından da büyük önem arz eden tesisimizle, yağ elde etme işleminden sonra ortaya çıkan yüksek proteine sahip küspenin tamamı bölgede bulunan yem sanayiinin kaliteli hammadde ihtiyacını karşılamıştır. Ayçiçek ekiminin yapıldığı bölgelerde hammadde alımı gerçekleştirilerek Ayçiçek Alım Merkezleri kurulmuş ve üreticiyi yormadan, üreticinin ayağına giderek hammadde alımı gerçekleştirilmiştir. Konya ve bölgesinde üretilen çekirdeği alan tüccarların, tesislerimizdeki alım fiyatını belirlediği rakamın üzerinde fiyat vermelerini sağlamış, yani üreticiler tüccarlara mahkûm edilmemiş ve tesisler piyasada regüle görevi yaparak üreticilerin kazanmasına vesile olmuştur” ifadelerini kullandı.

ÇİFTÇİYE EN KALİTELİ TOHUMU ULAŞTIRIYORUZ

Tohumculuk faaliyetlerine Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk’un 60 yıllık Beta Ziraat’i Konya Şeker’e kazandırmasıyla başladıklarını kaydeden Beta Ziraat Tohum Fabrikası Direktörü Gökhan Alpay da Yenişehir Tohum Üretim ve Islah Şubesi, Amasya Suluova
Üretim Şubesi, Merzifon Ön Temizleme Tesisi, Altınekin Tohum İşleme
Tesisi, kalite, Ar-Ge birimleri ile lojistik ve satış birimlerinde 100 kişi ile tohumculuk sektörüne ve çiftçilere hizmet vermeye devam ettiklerini söyledi.

Tesislerde yapılan revizyon sonrası toplam kapasitenin yıllık 250 bin ünite şeker pancarı tohumu üretimine çıktığını ifade eden Alpay, şu bilgileri verdi:

“Bunun yanında yıllık 25 bin ton hububat tohumu işleme kapasitesine sahip üretim hattımızda 2018 yılında iyileştirmeler yaptık. Toplam 700 bin TL bütçe ile renk ayırımı esasında hububat ve baklagil tohumu temizliği gerçekleştiren Color Sorter cihazı, sistemimize dâhil edilmiş ve tohum safiyeti en üst seviyeye çıkartılmıştır. Üretilen tohumların kalitesini ölçmek ve en iyi kalitedeki tohumları çiftçilerimize ulaştırmak adına kalite güvence sistemimiz kapsamında Çumra Şeker Fabrikası yerleşkesinde bulunan tam iklim kontrollü sera revizyonumuz 2018 yılında tamamlanmıştır. Şirketimiz, bu yatırım ile şeker pancarı tohuma kalkma testlerinin dünya standartlarında yürütülmesi seviyesinde önemli bir kabiliyet kazanmıştır. Şirketimiz, aynı zamanda ilgili sera tesisimizde hibrit sebze çeşitleri ve hibrit ayçiçeği geliştirme konularında da çalışmalarını sürdürebilmektedir. Kapasite artırımı ve revizyonlar şirketimize sadece az zamanda çok iş yapabilmeyi değil aynı zamanda üretilen tohumların en üst kalite seviyelerinde müşterilerimiz olan çiftçilere sunulmasına olanak sağlamıştır.”

TÜRKİYE’DE ŞEKER PANCARI TOHUMUNUN YÜZDE 40’INI ÜRETİYORUZ

Türkiye’de tohum fiyatlarının yüksek olması ve dış ülkelere bağımlı olmamız gibi faktörler nedeniyle “Kendi Tohumumuzu Kendimiz Üretelim” mantığından yola çıktıklarını anlatan Alpay, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin ilk tohum şirketi olan Beta Ziraat, Altınekin’de hem istihdama katkı sağlamış, hem de ilçede sanayi kültürünü oluşturmuştur. Türkiye’de şeker pancarı tohum pazarının yüzde 40’ını elinde bulunduran şirketimiz özellikle şeker pancarı tohumunun çiftçiye fahiş rakamlarla satışını engellemiş piyasada tohum fiyatını belirleyen kurum olmuştur. Amasya Merzifon’da bulunan şekerpancarı tohumluğu ön temizleme prosesimiz, Altınekin Kampüsü’nde kurulan Altınekin Tohum İşleme Tesislerimizde ‘çiftçimiz kazanırsa biz de kazanırız’ düşüncesiyle üretim yapıyoruz.  Çiftçi ve tarım odaklı, tohumculuğun önemini ve getirdiği sorumluluğun farkında olan güvenilir, yenilikçi ve özverili bir şirket olan Beta Ziraat, şeker pancarı tohumunda Türkiye piyasasının yüzde 40’ını elinde tutarak tohum fiyatlarının belirlenmesinde önemli rol almaktadır.

16 BİTKİ TÜRÜNDE 50’NİN ÜZERİNDE TOHUM ÜRETİYORUZ

Amacımız Ar-Ge ve bitki ıslah çalışmalarımız ile dış ülkelere olan bağımlılığımızın önümüzdeki yıllarda son bulmasını sağlamak ve ülke piyasasında yüksek rakamlara satılan tohumların piyasasını elinde tutarak üreticilerimizin fahiş rakamlara tohum almasını engellemektir. Şirketimiz başta Konya olmak üzere Samsun, Amasya, Eskişehir, Antalya ve Bursa illerinde 16 farklı bitki türü ve 50’nin üzerinde çeşit ile tohum üretimi gerçekleştirerek ülke tarımına katkı sağlamaktadır. Şirketimizin ana çalışma konusu olan şeker pancarı tohumunun yanında hububat, tanelik mısır, silajlık mısır, yağlık ayçiçeği, soğan, sebze, yem bitkileri ve diğer endüstri bitkileri türlerinde de tohumluk üretimi ve satışı gerçekleştirilmektedir. Beta Ziraat, tohumculuk faaliyetlerinin olmazsa olmazı Ar-Ge çalışmalarını da Adana, Osmaniye, Karaman, Konya, Amasya, Eskişehir, Bursa, Muğla, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde sürdürmektedir. Ar-Ge ve ıslah çalışmalarımızın temelini üniversitelerimiz, özel ve kamu tarımsal araştırma kuruluşları ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği ve ortak projeler oluşturmaktadır. Ülkemiz ihtiyaçlarına binaen oluşturulmuş yağlık ayçiçeği, silajlık mısır, tanelik mısır, makarnalık buğday, bisküvilik buğday, hibrit kavun, hibrit sakız kabağı, hibrit domates, hibrit biber, tek ve çok yıllık yem bitkileri türlerinde devam eden ıslah projelerimiz ile tohumculuk piyasasını fiyat, maliyet ve ürün kalitesi yönleriyle de desteklemek yegâne hedefimiz olmuştur. Üretim, Ar-Ge ve pazarlama faaliyetlerimizin sürdürüldüğü bölgelerde hem hizmet satın aldığı çiftçilerine hem de tarımsal girdi sağlayan tedarikçilerine yıllık 100.000.000 TL’nin üzerinde bir ekonomik katkı sağlayan şirketimiz, 2021 yılında 150.000.000 TL’nin üzerinde bir satış cirosu hedeflemiştir. Toplam net karının yüzde 15’ini Ar-Ge ve çeşit geliştirme çalışmalarına aktaran şirketimiz, ülkemizde inovasyon alanında da örnek gösterilebilecek bir özel sektör tohumculuk kuruluşudur.”

TOHUM PİYASASINI REGÜLE EDİYORUZ

Tohumdaki yüksek maliyetler nedeniyle tarım sektörü ve çiftçinin sıkıntısına da piyasayı regüle ederek çözüm getirdiklerine değinen Alpay, “2021, Türkiye’deki tohumculuk sektörünün özellikle satışta kanayan yarası. Tohum üretiminde kullanılan yardımcı işletme maliyetleri veya diğer girdilerin maliyetleri, dövize endeksli olarak afaki yükseldi. Ancak Türk tohumculuk sektörü maliyet unsurlarındaki artışları tamamıyla ürün fiyatlarına yansıtmadı, yansıtamaz da. Her şeyden önce biz tohumcular çiftçilerin alım gücünü değerlendirerek, fiyat politikamızı belirlemek zorundayız. Bu temelde Beta Ziraat olarak biz mümkün mertebe yardımcı işletme malzemesi ve diğer tarımsal hammadde fiyatlarındaki artıştan bağımsız olarak bazen zararına, bazen kârı sıfıra indirerek tohum satışı yapıyoruz. Bu zor süreçte çiftçimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Bir misyonumuz da piyasayı regüle etmek. Örneğin bir tane tohum çıkardık. Biz çıkarmadan önceki fiyatı 750 TL idi. Biz çalışıp piyasaya sürdükten sonra fiyat 400 TL’ye düştü. Neye karşı? Yabancı tohum şirketlerine karşı piyasayı regüle etmek. Beta Ziraat’in ülke ekonomisine Türk çiftçinin isteklerine göre çeşit üretiyoruz. Bu pazarda piyasayı düşürmeye çalışıyoruz. Çiftçinin alım gücüne oranla fiyatlandırma yapıyoruz. Tohum çeşitliliğimiz de piyasadaki yabancı hakimiyetini önleyecek kadar yeterli. Hibrit sebze piyasasında da var olmak için çalışmalarımızı düzenledik ve yol almaya başladık. 2021 yılından itibaren de hali hazırdaki sebze tohumlarımızı piyasaya vermeye başladık. Çiftçilerden talep görüyor. Bizim en önemli kıstasımız fiyat politikamız. Rakiplerimizden neredeyse yüzde 50 daha düşük fiyat veriyoruz” şeklinde konuştu.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
42 FETÖ silahlı terör örgütü üyesi daha deşifre oldu
42 FETÖ silahlı terör örgütü üyesi daha deşifre oldu
“Dersimize çok iyi çalıştık, çiftçinin sorunlarını çözmek için geliyoruz”
“Dersimize çok iyi çalıştık, çiftçinin sorunlarını...