Prof. Dr. Soylu’dan kuraklıkta kara senaryo

Prof. Dr. Soylu'dan kuraklıkta kara senaryo

SÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Soylu, yağışların uzun yıllar ortalamasının yüzde 50 altında olduğunu belirterek, çiftçinin normalde bitkiye bir kere verdiği çıkış suyunu kuraklık nedeniyle 2-3 kere verdiğini, bunun da ürün fiyatlarını şimdiden yükselttiğin kaydetti

12 Ocak 2021 - 18:51

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Süleyman Soylu, Konya Ovası’nda bu yıl yağışların az olması nedeniyle çiftçilerin ürünlerine çıkış için bir kere sulama yapmak yerine 2-3 defa çıkış suyu vermek zorunda kaldığını, bu durumun da ürün maliyetlerini şimdiden yükselttiğini söyledi.

Ovadaki kuraklığın, tahıl ekili alanlardaki bitki çıkışını ve gelişmelerini olumsuz etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Soylu, Konya çiftçisinin kuraklığı yakından hissettiğini kaydetti. Hububat ekim ayı olan Ekim, Kasım ve Aralık aylarındaki yağış miktarının uzun yıllar ortalamasının yüzde 50 oranında düşük gerçekleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Soylu, kuraklığın boyutlarını anlattı.

Prof. Dr. Soylu, “Konya demek Türkiye Tarımı demek. Çünkü, Konya 2 milyon hektarı aşan tarım arazisine sahip. Birçok bitki grubunda da yüzde 10- 20 arasında ürün Konya Ovası’nda yetişiyor. Bu düşüş ülke tarımına ve ekonomisini olumsuz etkiler. Konya’daki tarım potansiyelini garanti altına almak ancak Konya Ovasına havza dışından su transferi yapmak ve bölgeye ekstra su kaynakları oluşturmaktan geçiyor” dedi.

Konya’nın tarımda önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Soylu, şunları söyledi:

“Ülkemizde tarım sektörü, insanların beslenmesi, istihdamı, ekonomiye katkısı ve ihracat potansiyeli bakımından büyük önem taşımaktadır. Konya ili 621.000 hektar buğday, 305.000 hektar arpa, 124.000 hektar danelik mısır, 88.000 hektar şeker pancarı, 72.000 hektar yağlık ayçiçeği ekim alanı ile Türkiye’nin en önemli tarım merkezidir. Konya ili sahip olduğu geniş tarım arazileri ile ülkemiz tarımsal üretimin çoğu üründe yüzde 10-20’lik kısmını tek başına üretmektedir.

Son yıllarda ülkemizde  ortalama yağışın azalması yanında, yağış rejimindeki sapma da dikkat edilmesi gereken bir olaydır. Yağış miktarında meydana gelen bu azalışlar ve yağış rejimindeki sapmalar, tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Bölge Türkiye'de yıllık ortalama yağışın en az görüldüğü (Konya 320 mm) alanlardan biridir. Yağışların dağılım ritmi ve kuraklık sezonu ve süresinde önemli değişiklikler söz konusudur Yağış tipinde farklılıklar oluşmaktadır.

Son yıllarda dünyada hissedilen küresel iklim değişikliği ve mevsim değişiklikleri Türkiye'yi de etkilemiştir. Birçok bölgemizde yağış azlığı (kuraklık) ve aşırı su tüketimi yüzey suları ve yeraltı suyu açısından sorunlara yol açmaktadır. Konya bölgesinin tarımda mevcut potansiyelini 4-5 kat artırmasının tek anahtarı sudur. Çünkü bölgedeki yıllık yağış çoğu zaman hiçbir kültür bitkisinden ekonomik üretim yapmak için uygun olmamaktadır. Bölgede sulama imkanları mevcut tarım arazilerinin ancak yüzde 25’i için yeterli olmaktadır.

2020-2021 üretim yılı gibi kuraklığın çok yoğun hissedildiği yıllarda tarımda suyun önemi çok daha önemli hale gelmektedir. Bu yıl Ekim, Kasım, Aralık aylarında düşen yağış miktarı uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 40 daha düşük olmuştur. Türkiye’nin tahıl ambarı Konya’da da durum hiç iç açıcı değildir. Konya Ovası’nda Ekim, Kasım, Aralık aylarında uzun yıllar ortalamasına göre düşen toplam yağış miktarı 119,4 mm iken 2020 yılında bu değer  47 mm olmuştur. Bu durum ovada tahıl ekim alanlarındaki bitki çıkış ve gelişimlerini olumsuz etkilemiştir. Çoğu ilçelerde yeterli çıkış sağlanamamıştır. Çiftçimizin umudu Ocak ayı ve devamında gelecek yağışlardadır. Çünkü bu dönemde ve devamında gelecek yağışlar hem hububat ekim alanlarını rahatlatacak hem de baharlık ürünlerin ekimi için uygun bir ortam oluşturacaktır.

Konya Bölgesi 31 ilçeyi kapsayan çok geniş bir tarım arazisine ve ilçelere göre oldukça değişken bir iklim yapısına sahiptir. Bölgedeki yağış değerlerinden de görüleceği üzere bu yıl hububat ekilişi üzerine Ekim, Kasım, Aralık aylarında düşen yağış miktarı uzun yıllar ortalamanın çok altında gerçekleşmiştir. Bölgemizde hububat ekiminin yaklaşık yüzde 25’i sulu şartlarda, yüzde 75’i kıraç şartlarda yürütülmektedir. Bölgede yapılan arazi incelemelerinde sulama imkanı olan bölgelerde bu yıl yağış düşüklüğü nedeni ile çiftçiler normalde çıkış için bir kere sulama yaparken, bu yıl kuraklık nedeni ile 2-3 defa çıkış suyu vermek zorunda kalmışlardır. Bu durum ürün maliyetlerini şimdiden yükseltmiştir.

Bölgemizde hububat çıkışlarında asıl sorun kıraç alanlarda gözükmektedir. İlçelerimize Ekim, Kasım, Aralık aylarında düşen yağış çok değişkenlik göstermiştir. Bu üç ayda toplam 10-15 mm yağış alan bölgeler olduğu gibi, 80-100 mm varan yağış alan ilçelerimizde olmuştur. Fakat yağan yağışların çoğu toplu ve etkili yağış olmamıştır. Kıraç alanlarda Ocak ayı içindeki yağış durumu sıkıntılı tarlaların kaderini belirleyecektir. Havaların mevsim normallerinin üzerinde sıcak olması da hububat ekim alanlarını olumsuz etkilemiştir. Ovada hububatta olabilecek rekolte kaybı ve bitki gelişimleri konusunda şu anda çok kesin yorum yapmak zor gözükmektedir. Şubat ayı sonu ve Mart ayları başlarında ovanın gerçek durumu ortaya çıkacaktır.”

MİTHAT KORKUSUZ

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Koronavirüsten bugün 159 kişi hayatını kaybetti
Koronavirüsten bugün 159 kişi hayatını kaybetti
Amar Rahmanovic imzayı attı
Amar Rahmanovic imzayı attı