"Liyakatsiz kadroların yönetimine seyirci kalmayacağız"

"Liyakatsiz kadroların yönetimine seyirci kalmayacağız"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, Konya il Teşkilatı'nın kongresinden seslendi: "Liyakatsiz kadroların yönetimine seyirci kalamayız. Ülkeyi kaostan 'Gelecek' kadroları kurtaracak"

15 Ağustos 2020 - 18:40 - Güncelleme: 15 Ağustos 2020 - 19:13

Gelecek Partisi Konya İl Teşkilatı 1. Olağan İl Kongresini gerçekleştirdi. Kongreye katılan Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, hükümetin ülkeyi liyakatsiz kadrolarla yönetemediğini vurgulayarak, ülkeyi kaostan Gelecek kadrolarının kurtaracağını söyledi.

Geçmişe ağıt yakmak için değil, gelecek inşa etmek için çıktıkları yolda doğudan batıya, güneyden kuzeye Anadolu’yu harmanlamaya başladıklarını dile getiren Davutoğlu, “Bizi medya ambargoları ve yok sayma taktikleri ile durduracaklarını zannedenlere bir kez daha Konya’dan sesleniyorum: Çabanız boşunadır, adım adım vatan sathını dolaşarak milletimiz ile buluşarak bu ambargoları kıracak ve milletimize sesimizi ulaştıracağız” dedi.

DAVAMIZ İNSAN ONURU DAVASIDIR

Gelecek Partisi’nin henüz 7 ay önce kurulmasına rağmen programıyla, ilkeleriyle, değerleriyle, kadrolarıyla ve gösterdiği performansla ülkemizin en güçlü, en köklü partilerinden birisi olacağını ispatladığını vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Bu kısa süre içinde, pandemi şartlarına rağmen 67 ilde ve 343 ilçede örgütlendik; Konya ile birlikte 8 il ve 163 ilçe kongremizi tamamladık. Bu tempomuzu hızlandırarak sürdüreceğiz. Yarın da İstanbul il kongremizi gerçekleştireceğiz inşallah. Önceliğimiz, hedefimiz insan onurunun korunmasıdır. Gelecek Partisi’nin en önemli derdi ayrım gözetmeksizin 83 milyon insanımızın tamamının hakkının ve hukukunun korunmasıdır. Tek bir davamız ve siyasi gayemiz vardır, bu dava insan onuru davasıdır.

Mayıs 2016’da AK Parti içerisinde başlatılan anti-demokratik süreçten bu yana ülkemizde vatandaşımızın yaşam kalitesi düşmüştür. İşi aşı ciddi şekilde azalmıştır, paramız pul olmuştur. Hukuk devletini mumla arar hale geldik, adalet yerlerde sürünmektedir. Asgari liyakat ve ciddiyet artık bu hükümetin tamamen gündeminden çıkmıştır. Bugün ne yaptığını bilmeyen, her gün başka bir yanlış karara imza atan, bürokrasinin çöktüğü, devletin tıkandığı, demokrasinin işlemediği bir haldeyiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte meclis işlevsizleşmiş, kurumlar anlamsızlaşmış, tutarlı, makul bir karar alınamaz hale gelmiştir. Cumhurbaşkanı kendi çıkardığı kararnameleri daha sonra yine kendisi iptal etmek zorunda kalmaktadır.

Bakın daha da ileri gittiler, geçen sene görevden aldıkları bir birimin başkanını tekrar görevden aldıklarını yayınladılar resmi gazetede. Geçenlerde de kararnamede yanlışlıkla bir üniversite kurdular. Şimdi de eğitimde sürekli yap boz kararlar alıp duruyorlar. Okulların 31 Ağustos 2020’de açılıp açılmayacağına ilişkin belirsizlik ortadan kalkmadı. Üniversiteler altyapı ve imkanlarına göre nasıl bir eğitim verecekleri konusunda serbest bırakılmalıdır. Bu zor dönemde fırsatçılık yapıp tüm üniversiteler üzerinde vesayet kurmaya çalışmak yerine, üniversiteler esnek çözümler geliştirmeleri için teşvik edilmelidir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi devam ettiği sürece Türkiye’de kaliteli, şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim mümkün olmayacak. Bu sisteme geçildiğinden beri; milletimizin ekmeği küçüldü, işsizlik tavan yaptı, enflasyon rekorlar kırdı, paramız resmen ayağa düşürüldü. Karar alma süreçleri hızlanacak dediler, kendi çıkardıkları kararnameleri iptal etmekten iş yapamaz hale geldiler. Kişi başına gelir 25 bin dolar olacak dediler biz görevi bıraktığımızda 11 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 8 bin dolara geriledi. Vesayet bitecek dediler, altı ayda bir darbe olacak kampanyası yapıyorlar. Güçlü başkanlık sistemi dediler, küçük ortakları olmadan adım atamaz duruma geldiler. İstikrarlı Türkiye dediler, İstiklal Savaşı’nda bile telaffuz edilmediği kadar bekadan bahsediyorlar. Şimdi de tam bağımsız ekonomi ezberini tekrarlıyorlar. Biz bu sloganları en son 1970’lerden hatırlıyoruz. İktidarın komplocu akıl hocalarının cümleleri bunlar. Bunlar bağımsız, onurlu ve itibarlı bir ülke ile tam bağımsız ekonomiyi birbirlerine karıştırıyorlar. Tabi ekonomiyi yönetmek yerine sosyal medya kampanyalarıyla algı operasyonlarına mesai harcarsanız, böyle traji-komik durumların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Biz ihracatımız artsın, küresel ticarette ve üretimdeki payımız artsın, küresel ve bölgesel ekonomik faaliyetlerin güçlü bir aktörü olalım derken bunlar bu ergen sloganlarla ülkenin ekonomisini felakete sürüklüyorlar.”

İKTİDAR KÜÇÜK ORTAĞININ EKONOMİDEKİ HATALARINDAN DERS ÇIKARSIN

Siyasette düne kadar birbirlerine ağza alınmayacak hakaretler edenlerin bugün bir arada olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, “Konu kriz olunca Bahçeli’den daha tecrübeli ortak bulamazdı bu iktidar. 21 Şubat ‘Kara Çarşamba’yı 20 yıl önce bu ülkeye yaşatan iktidarın içindeydi. Şimdi de tecrübelerini bu iktidarla paylaşmaya devam ediyor. Türkiye geçmişte de çok mandacı gördü ama kendi ekonomisini yönetmek için bir tane memleket evladı bulamayıp Washington’dan iktisatçı ithal edeni ilk kez görmüştü. İşte bunların yerliliği de milliliği de bu kadardır. Yerlilikten, millilikten bahsedenler bin yıldır beraberce yaşadığı kendi vatandaşının diliyle, geleneğiyle, kültürüyle kavga eder. Türkiye’nin hiçbir meselesine bugüne kadar bir tek çözüm önerisi getirdiği görülmemiştir. Getiremezler de çünkü vatandaşına saygı duymaz bunlar” diye konuştu.

Ülkenin ekonomik kriz içinde olduğunu hatırlatarak, bu noktada Bahçeli’nin Erdoğan’a katkı verebileceğini dile getiren Davutoğlu, Cumhur İttifakı’na “Bahçeli’den rica ediyoruz. Lütfen 2001 kriziyle ülkemizin yaşadığı felaketi Erdoğan’a ve ekonomi yönetimine anlatsın ve uyarsın. Bu işin artık bu ciddiyetsizliği kaldırmayacağını, daha önce kuralsızlığın, hukuksuzluğun ve yolsuzluğun ülkeyi nasıl bir felakete sürüklediğini birinci ağızdan anlatsın. ‘Biz batırdık, siz batırmayın’ desin” önerisinde bulundu.

“Bizim nihai aidiyetimiz Anadolu irfanına, hikmetine, ahlakına ve medeniyetine aittir. Bütün bu aidiyet unsurlarının merkez şehri de Konyadır” diyen Davutoğlu, gençlere, “Sizi sloganlar üzerinden hasım kılan ve kutuplaştırmaya çalışanlara karşı çıkın. Bilmediklerinize düşman olmayın ve bildiklerinizle yetinmeyin. Medeniyetlerin harman olduğu bir coğrafyanın çocukları olarak kendi klasiklerimize dayanın ama evrensel düşünceden hiç kopmayın” diye seslendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini nezaket kurallarını hiçe sayarak, isim vermeden eleştirmesinin yanlış olduğunu değerlendiren Davutoğlu, geçmişin arşivlerde kayıtlı olduğunu, özellikle Davos sürecinde Şimon Peres’in özür dilemesi için arka kapı diplomasisini bizzat kendisinin yürüttüğünü, Erdoğan’ın halka hitap ettiği “Bundan sonra biz şu veya bu ülke ne düşünüyor diyerek hareket etmeyeceğiz; diğer taraflar Türkiye ne düşünür diye düşünmek zorunda kalacaklar” ifadesini de kendisinin yazdığını hatırlattı.

HAZİNENİN BAŞINDA ACEMİ BİR BAKAN VAR

Ekonomik sorunları tespit edip, çözüm önerileri paylaşmasına rağmen, Hazine ve Maliye Bakanının bildiğini okumaya devam ettiğini ifade eden Davutoğlu, “Son birkaç hafta içinde finansal piyasalar yeniden yangın yerine dönünce ne söyleyeceğini bilemeyen acemi bir ruh haline büründü. Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada acziyetini kabullenircesine ‘Önemli olan Türk Lirasının rekabetçi bir seviyede olmasıdır, kur iner de çıkar da’ gibi yine kendinde hata aramayan bir üsluba sarıldı” diyerek Bakan Berat Albayrak’ı eleştirdi.

Gelecek Partisi’nin ülkenin ve ekonominin sorumsuz olarak nitelendirdiği iktidar tarafından uçuruma sürüklenmesine seyirci kalmayacağını vurgulayan Davutoğlu, Türkiye’yi en tecrübeli ekonomi ekibiyle liyakatsiz ve ciddiyetsiz yönetimin elinden kurtaracaklarını bildirdi.

Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu olmadığını, ancak sorunları çözemeyen bir iktidar olduğuna işaret eden Davutoğlu, “Hiç bir şey bitmedi; her şeyi yeni başlıyor” sözleriyle ülkenin içinde bulunduğu kaostan Gelecek Partisi kadrolarıyla kurtulacağını söyledi.

KONYA SAHİPSİZ KALDI

Davutoğlu’nun başbakanlık görevinden ayrıldıktan sonra Konya’nın sahipsiz ve yetim kaldığını kaydeden Gelecek Partisi Konya İl Başkanı Hasan Ekici de Konya’nın son 4 yıldır kamu yatırımlarından payını alamadığına dikkat çekti.

Davutoğlu döneminde müjdesi verilen bir çok yatırım ve projenin yarım bırakıldığını ya da ağır aksak ilerlediğini ifade eden Ekici, “Örneğin Konya tarihinin en büyük yatırımı olan Konya Metrosu’nun ilk etabının 2018 yılında, tamamının da 2020 yılında bitirilmesi gerekiyordu ama hala somut bir adım göremiyoruz. Diğer büyük Konya projelerinde de maalesef durum aynıdır. Konya’mızın ve Türkiye’nin 100 yıllık rüyası olan Konya Ovası Projesi yılan hikayesine dönmüştür. Projenin ilk aşaması olan ve çiftçilerimizin büyük umutlarla beklediği Göksu Nehri’nin suyu hala Konya Ovası’na getirilememiştir. Genel Başkanımızın Başbakanlığı zamanında başlatılan Konya-Alanya yolundaki kuş yuvası tünellerinin yapımı durdurularak kapılarına kilit vurulmuştur. Yine sayın genel başkanımızın Başbakanlığı döneminde başlanan ve 2020 yılında tamamının bitirilmesi gereken Konya Çevre Yolu Projesinin ancak yüzde 18’lik kısmı tamamlanabilmiştir” diye konuştu.

Yapılacak ilk seçimlerde Gelecek Partisi bayrağını Konya büyükşehir belediyesi başta olmak üzere 31 ilçenin tamamında dalgalandıracaklarını bildiren Ekici, yeni dönemde görevleri, pozisyonları değişse de Gelecek ailesinin kurucuları olarak omuz omuza yan yana hep birlikte Türkiye’nin aydınlık geleceğini inşa etmeye devam edeceklerini ifade etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Koca: Salgın kontrol altına alınıyor
Koca: Salgın kontrol altına alınıyor
"Elimizdeki en iyi 11 ile sahaya çıkacağız"