Kemal Soylu kimdir

Kemal Soylu kimdir

Konya’da yayın yapan Yenigün Gazetesi yayınlarından olan Onlar Dergisi Gazeteci Kemal Soylu ile röportaj yaptı.

07 Nisan 2021 - 11:29 - Güncelleme: 07 Mayıs 2021 - 11:44

KEMAL SOYLU
1-    Kısaca kendinizden bahseder misiniz? 

1962 Konya doğumluyum. İlk ve Orta ve Liseyi Konya’da okudum. 16 yaşında gazeteciliğe lise 2. Sınıftayken başladım. Halen emekli olmama rağmen mesleğe devam ediyorum.

2-    Gazetecilik hayatına nasıl giriş yaptınız

28 Kasım 1978’de İplikçi Camii’nin minaresinin üst kısmı fırtınadan eğilmişti. Elimde fotoğraf makinesi ile düşmesini beklerken adının sonradan Mehmet Gazel olduğunu öğrendiğim kişi neden beklediğimi sordu. Düşerse  fotoğrağ çekeceğimi söyledim. Beni Yeni Meram Gazetesi’ne götürüp , “canavar seni gazeteci yapalım” dedi. Öylelikle mesleğe başlamış oldum. 

3-    Bu meslekle ve/veya sektörle ilgili düşünceleriniz nelerdir? 

Meslek maalesef her geçen gün kan kaybediyor. Klasik gazeteciliğin yerini şimdi habercilik ve dijital yayıncılık aldı. Sosyal medya şimdi gazeteciliğin önüne geçti. Basılı gazete tarihten tamamen silinmezse de, etkinliğini daha da fazla kaybedecek. Çünkü yeni nesilde gazete okuma alışkanlığı tamamen bitmiş durumda.

4-    Gazetecilik anlamında ne tür çalışmalar yaptınız? 
Hangi kurum ve kademelerde görevlerde bulundunuz?

Ben yöneticilik yapmama rağmen hep sahada muhabir olarak kaldım. Yeni Meram Gazetesi’nden sonra Milliyet Gazetesi Konya Bürosunu kurdum. 8 yıl Milliyet’te muhabir, temsilci ve büro şefi olarak çalıştım. Milliyet’ten sonra 1990 yılında Flaş Dergisi’ni yayınlamaya başladım. Konya’da uzun süre aylık olarak 26 yılı aşkın süreyle yayınlanan dergi hakkında çok sayıda davalar açıldı. Sonra Sabah Gazetesi Konya bürosunu kurdum. Sabah ve ATV Konya temsilciliği ve büro şefliği yaptım. Gazete başka bir gruba satılınca çalışma koşulları bana göre olmadığına inandığım için emekli oldum. İnternet haberciliğinin Türkiye’de yeni yeni başladığı dönemde Konya’da ilk internet haber sitesini kurdum. Uzun süre kendi şirketim bünyesinde çeşitli dergi ve gazeteler yayınladım. Daha sonra Milliyet Gazetesi ile yollarımız yeniden kesişti. 5 yıl her hafta Milliyet Konya ve Milliyet Anadolu eklerinin yanı sıra, zaman zamanda sektör ekleri yayınladık. Ekonomik sıkıntı nedeni ile reklam potansiyeli düşünce, hatta bitince bunlara ara verdik. Şu anda ulusal başka bir gazetenin Konya temsilciliğini yapmaktayım. Ayrıca bir kaç internet haber sitesinin yayıncısıyım. Sektöründe Türkiye’nin en büyük gruplarından bir kuruluşla ortaklaşa olarak uzun süredir test yayınlarını sürdürdüğümüz  bir internet webtvnin hazırlığı içerisindeyiz.

5-    Gazetecilik sizin için ne ifade ediyor? 

Sadece ve sadece bir yaşam biçimi. 

6-    Gazetecilik sektöründe günümüzde yaşanan sorunları veya eksiklikleri nasıl tarif edersiniz?

Ekonomik şartlar zorlaşınca özellikle yerel sektörde reklam girdileri azaldı. Hatta yok denecek duruma geldi, basın kuruluşlarında personel tasarrufuna gidildi. Kalite düştü. İşsiz sayısı tavan yaptı. Bir çok kurum kapandı. Bir çok kurumda borç batağında.

7-    Bir gazeteci veya yazar olmak için ne tür çalışmalar yapılmalı? 
Ya da hangi vasıflara sahip olunmalı? 

Gazetecilik ayrı, yazarlık ayrı. Mesela ben kendimi hala muhabir olarak görüyorum. Yazarda, gazetecide ele alacağa konulara hakim olmalı. Bugün yazarım diye yazı yazanların yazılarına bir bakın, içi boş. İyi bir gazeteci yazar olmak için iyi bir muhabir olmak gerekiyor. 

8-    Kimsenin bilmediği bir konuyu kamuoyuyla paylaşmak veya o konuya kendinizce farklı bir bakış açısı getirmek nasıl bir duygu? 

Elbette heyecan verici güzel bir duydu. Ancak bazen suya sabuna dokununca olumsuz tepkilerin gelmesi de ayrı bir sıkıntı verse de yine de dikkatleri üzerinizde topluyorsunuz. Ben şahsen kendi içimden gelen sese kulak verir, düşüncelerimi yazarım. Kim ne diyecek, hiç te umurum olmaz. Biraz sivri olmak gazeteciliğin evsensel kuralıdır.

9-    Yazmak veya kamuoyuna bir konu hakkında bilgi aktarımı yapmak şehre veya ülkeye ne tür bir katkı sunuyor? Düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Güzel ve yapıcı fikirleri yansıtmak önemli olduğu gibi eleştirisel yazılarda yazmak önemli. Maalesef son yıllarda eleştiri yapan gazeteci sayısı yok denecek duruma geldi. Gazeteci iyi ve yapıcı fikirleri ile yön verdiği gibi eleştirisel yazıları ile de yön verebilir. Sonuçta amacınıza ulaştığınızda çok mutlu oluyorsunuz.

10-    İnternet mecrası ve sosyal medya yapılarının gelişmesiyle birlikte gazeteciliği ve yazmak kavramlarını nasıl değerlendirirsiniz? 

Şimdi internet medyası yazılı ve görsel medyanın önüne geçti. Haberleriniz  saniyesinde bir tıkla tüm dünyada. Bu yarışta iyi ve hızlı olan kazanır. Benim “ölü ile haber beklemez” diye hep söylediğim bir söz vardır. Haberi anında yayınlayacaksınız. Gazeteci, iyi ve hızlı habercilik yaparsa etkindir. Eskiden yapılan gazete sayfası doldurmak için yapılan gazetecilik internet medyası ile birlikte tarih oldu. Şimdi zamanın saniyesi ile yarışılıyor.
   
11-    Bir Gazeteci/Yazarın toplumu doğru yönlendirme ve doğru yola sevk etme gibi bir görevinin olduğunu düşünür müsünüz?  Bu açıdan bakılınca Konya ve Türkiye’deki medya sektörü ve kalemleri millilik konusunda nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Bir gazeteci ya da yazarın zaten asli görevi yönlendirme ve doğru yolu göstermektir. Konya’da genelde olumlu ve yapıcı bir medya hakim. Hep devletinin ve milletinin yanında olan medya vardır. Bu dünde böyleydi, bugünde böyle devam etmektedir. Ancak ulusal medya yapısında bunu söyleyemeyiz. Doğrular yanlış, yanlışlar doğru olarak aktarılmaktadır. Ekonomiden siyasete kadar her alanda maalesef saptırılmalar yaşanıyor. Bu da ulusal medyanın kimliğinin yitirdiği gösteriyor.

12-    Sektöre yeni girecek olan genç beyinlere ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?

Sektöre girecek ya da girmeyi düşünen genç beyinler, maalesef medyanın içinde bulunduğu mevcut karamsar tablodan dolayı son derece çekingenlik gösteriyor. Medya sektöründeki işsizlik korkulacak boyutlara ulaştı. Bugün geçmişte en az 15-20 kişi ile çıkarılan gazeteler, bugün bir-iki kişi ile çıkar hale geldi. Böyle bir tabloda hiçbir genç gazeteci adayı çalışmayı düşünemez duruma geldi. İletişim fakültelerinde yetişen gençler eskiden iyi bir gazeteci olmanın hayalini kurardı, şimdi ise hangi devlet dairesine nasıl girerim onun hesabını yapıyor. Ama gazeteciliği bir yaşam biçimi olarak düşünen gençler bu hayallerinden asla vaz geçmesinler. Kendilerini çok iyi yetiştirsinler. Yabancı dil bizim sektörde çok önemli. Ben çok küçük yaşlardan itibaren ulusal medyada çalışmaya başladım. Eğer iyi bir yabancı dilseydim, Konya’da Sabah’ın büro şefi olarak kalmaz, daha iyi bir konuma gelebilirdim. Onun için dil çok önemli. Bir de gazeteci araştırmacı, mücadeleci ve çalışkan olmalı. Bir olayı duyduğu an, anında olay yerine bizzat gidip gözlemlemeli. Duyduğunu değil. Gördüğünü yazmalı. Dürüst, objektif ve hoş görülü olmalı. Ön yargılı davranmamalı. Hedefini ve hayalini büyük tutmalı. Gazeteci olunmaz, gazeteci doğulur felsefesi ve ruhunu taşımalıdır. En önemlisi de bu işi sevmeli, sevmeli…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Koronavirüste günlük vaka sayısı 10 bini geçti
Koronavirüste günlük vaka sayısı 10 bini geçti
Yeniden Refah Partisi bayramlaştı
Yeniden Refah Partisi bayramlaştı