Ekonomi 3. çeyrekte 6,7 büyüme gösterdi

Ekonomi 3. çeyrekte 6,7 büyüme gösterdi

TÜİK verilerine göre Türk ekonomisinin yeni normal döneme geçildiği üçüncü çeyrekte yüzde 6,7 büyüdüğü açıklandı

07 Aralık 2020 - 12:24

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 6,7 ile beklentilerin üzerinde büyüme kaydetti. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üstün Dikeç, ekonomideki büyüme ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Dikeç, “Yılın ilk çeyreğinde kısıtlama önlemlerinin yoğun bir şekilde uygulanmasına rağmen, bir önceki yılda yaşanan gelişmeler nedeniyle ekonomimiz yüzde 4,5 büyüdü. Pandeminin, ekonomi üzerindeki daraltıcı etkisiyle ikinci çeyrekte büyüme yüzde 9,9 küçüldü. Covid-19 sürecinde, yeni normal döneme geçildiği üçüncü çeyrekte ise; TÜİK tarafından ekonominin yüzde 6,7 büyüdüğü açıklandı” dedi.

Türkiye’nin, yüzde 6,7 ile dünya genelindeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında en yüksek büyüme oranını gerçekleştiğinin altını çizen Dikeç, “Türkiye ile birlikte büyüme oranı pozitif olan sadece iki ülke açıklandı; Çin’de yüzde 4,9 ve Tayvan’da yüzde 3,9 pozitif büyüme kaydedildi. Açıklama yapan diğer tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ise negatif büyüme yaşadılar. Örneğin ABD’de yüzde 2,9, İngiltere’de yüzde 9,6 ve Avrupa Birliği’nde yüzde 4,3, OECD ülkelerinde ise yüzde 4,1 gerileme kaydedildi. Ülkemiz yüzde 6,7 büyüme ile milli gelir cari fiyatlarla yüzde 22,6 artarken, dolar bazında yüzde 3,3 geriledi. Böylece ekonomik büyüklük TL cinsinden 4.7 trilyon lira, dolar cinsinden 736 milyar dolar oldu” ifadelerine yer verdi.

“ÜRETİMİ KORUMAYA YÖNELİK TEDBİRLER EKONOMİK BÜYÜMEYİ OLUMLU ETKİLEDİ”

Üçüncü çeyrekteki artışın nedeninin dört açıdan açıklanabileceğini vurgulayan Dikeç, şunları söyledi:

2019 yılındaki baz etkisiyle bu oran gerçekleşti. Sektörler itibariyle ele alındığında ise aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi, hizmet sektöründeki yüzde 24,6 ve ihracatta yüzde 22,4’lük düşüş, sırasıyla ekonomiye katkıları yüzde 0,8 ve yüzde 6 olmasına rağmen, diğer sektörlerdeki pozitif artış ve ekonomiye katkı paylarındaki artış ile hane halkı tüketim harcamalarındaki artış etkiledi.

                  Sektörler                                           Artış (%)                            Ekonomiye Katkı

                Finansman ve Sigorta                       41.1                                        1.53

                  Tarım                                                    6.2                                         0.77

                  Sanayi                                                                     8.0                                          1.45

                  İnşaat                                                   6.2                                         0.42

                  İthalat                                                 15.5                                         3.1             

                  Hane Halkı Tüketim Harcamaları     9.2                                         5.4

Üçüncü çeyrekte üretimi korumaya yönelik tedbirler ile haziran ayının başından itibaren perakende, konut ve oto alımlarında uygulanan düşük faizli kredi uygulamaları, teşvik belgeli yatırımlardaki artışlar ve sektör bazındaki iyileştirmeler dikkat çekmektedir. Ekonominin lokomotifi durumundaki oto sektöründeki ek istihdam ve fazla mesai uygulamaları, hazır giyim sektörünün İŞKUR’la iş birliği yapılarak beşerî gereksinimin karşılanması, kahverengi eşya üretiminde vardiya sayısının artırılması, imalatçılar arasında karşılıklı destek, finans sektöründeki büyüme, şirketlerin girdi stoklarının azaltılması, tüketicilerin giderek artan alışverişleri gibi süreçler büyüme oranının yüksek olmasını etkiledi.”

Üçüncü çeyrekteki ani yüksek büyümenin olası sonuçları ile ilgili olarak; OECD ile ABD merkezli yatırım bankası J. P. MORGAN’ın tespitlerinin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Dikeç, “OECD’ye göre cari işlemler açığındaki artışlar, enflasyonun artış göstermesi, işsizlik sorununun çözülememesi, kurlarda TL’nin değer kaybı ve yüksek risk primi gibi nedenler dördüncü çeyrekte büyüme oranında düşmeye neden olacaktır. J. P. MORGAN’a göre ise; üçüncü çeyrekteki güçlü toparlanmaya rağmen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın sıkılaştırma politikası, kredi büyümesindeki yavaşlama, ihtiyatlı politikalara bağımlılık 4. çeyrekte düşük oranda bir büyümeye neden olacaktır. Nitekim, ülkemizdeki ekonomistler ve analistlere göre büyüme yüzde 1 veya yüzde 2 oranında gerçekleşecektir. Hesaplamaların baz etkisi ile yapılması, düşüşün asıl nedeni. Sistematik ekonomi politikaları ile Türkiye’nin 2020 yılını pozitif bir büyüme ile tamamlayacaktır" diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bizim Çocuk Dergisi yayında
Bizim Çocuk Dergisi yayında
TOKİ Mustafa Çetin İlkokulu Kan Bağışı için film yaptı
TOKİ Mustafa Çetin İlkokulu Kan Bağışı için film yaptı