Yazar Nermin Bezmen Türk Kadınlar Birliği'nin konuğu oldu

Türk yazın literatüründe 23 kitaba imza atan roman yazarı Nermin Bezmen, Konya Rotary Kulübü ve Türk Kadınlar Birliği Konya Şubesi'nin ev sahipliğinde okurlarıyla buluştu

Konya Rotary Kulübü ve Türk Kadınlar Birliği Konya Şubesinin ev sahipliğini üstlendiği Kadın Kadına söyleşi programının konuğu roman yazarı Nermin Bezmen oldu.

Türk Kadınlar Birliği Konya Başkanı Lütfiye Ayar ve Başkan Yardımcısı Elife Kazancı ile yönetim kurulu üyelerinin girişimleriyle gerçekleştirilen “Kadın kadına Söyleşi “ etkinliğine Konya’daki Kadın Sivil toplum Örgütlerine üye kadınlar katılırken, konuk olarak 23 kitaba imzasını atan Roman Yazarı Nermin Bezmen katıldı.

Bezmen, "Herkes yazabilir tabii ki. Ama yazar olamaz. Yazarlık; yazı yazmak istemenin, çok bilgisi olup kâğıda dökmeyi arzu etmenin ötesinde bir iş. Bilgi, merak, izlenimcilik, araştırma, karşılaştırma, öğrenme, duygusal yoğunluk, hayâl kurma gücü, özgüven, iyi bir anlatım çok önemli faktörler yazar olmak için. Yazar olacak insanın aslında sadece kendi hikâyesi ve bildiğiyle değil, tüm yaşamla ve yaşananlarla ilgili olması lâzım”dedi.

Bezmen, yaptığı söyleşide şu ifadelere yer verdi:

"Yaşadığım gibi yazıyorum; kalbimin sesiyle… Bir karakter, bir olay, bir mekân yüreğime seslenir ve 'Beni yaz!' der. O anda konum bellidir, başlığım bellidir ve bir kaç satır içinde de romanımın çerçevesi belirlenmiştir.

Nasıl başlayacağı, hangi cümleyle okura 'Merhaba' diyeceğim daha en başta zihnimde bellidir, sonra araştırmaya, not alıp çalışmaya başlarım… Anlatacağım devri, mekânları, karakterleri ile ilgili okuma yaptıkça hikâyem gelişir… İlk belirlediğim ana çizgilerin içine yeni renkler oturur. Kendimi artık yazmaya hazır hissettiğim zaman ise çalıştığım ve hafızama nakşettiğim her detay, bana ilk heyecan veren o ipucunun etrafında nakış gibi işlenmeye başlar… Şayet gerçek bir öyküye hayat vermiyorsam bir, iki bölümden sonra kahramanımı kendi haline bırakır, onun ihtiyaçlarını dinler ve dillendiririm… O seçmeye başlar, en yakın arkadaşını, sevgilisini, düşmanını. Nasıl bir yerde yaşamak istediğini, nasıl bir macerası olduğunu anlatır bana… Âdeta onunla birlikte yazarız sonrasını…

Gerçekleri de anlatsam, kurgu da yazsam, benim için devrin ve karakterlerin gerçeği çok önemli. Benim kalemime değdiği andan itibaren kurgu kahramanlar, figüranları dahi hepsi gerçeğe dönüşmeli. Okurum, okurken, onlarla bir gün karşılaştığını veya karşılaşabileceğini düşünmeli. Anlattığım mekânlarda gezinmeli, gittiyse hatırlamalı, hiç gitmemiş veya gitme şansı olmayacaksa da, görmüş, orada bulunmuş gibi hissetmeli.

sterseniz şimdi kendimiz için bir şeyler söylemek gerekir se  âdil bir insan olun: Sanıldığı kadar kolay değil. Çünkü çok kötüye ve kötülüğe rağmen, kendinizi ezdirmeden, yok olmadan ve sürünün parçası olmadan iyi kalabilmek zor. Şimdilerde, çalan çırpan 'marifetli', hakkı elinden alınana 'aptal' gözüyle bakılıyor. Amaca ulaşmak için her şey mübah sayılıyor. Siz bu zavallı anlayışı yıkın. Siz zoru seçin, dünyanın iyiliğe çok ihtiyacı var. Kurtuluşumuz iyi, âdil, dürüst, çalışkan insanlarda.

Kendiniz olun: Bireyselliğinizin kıymetini, yapabileceklerinizin sınırını bilin. Bi-rileri ilham kaynağınız olabilir ama siz onların taklidi olmayın. En büyük mücadeleniz; düşlerinizi, ideallerini yakalamak üzere kendinizle olsun.Bir bozkır otu gibi yaşamayın.Varlığınızın sebebini ve bu dünyaya size hatırlatacak, anımsatacak güzel ve iyi ne bırakabileceğimizi düşünerek ilerleyin.

Kendi seçimlerinizle, kendinizdeki güzeli ortaya çıkarmak üzere yaşayın: Yoksa başkalarının hayatını yaşamış olursunuz. Ünvan, para getireceği için değil, çok severek, en zor gününüzde bile keyifle yapacağınız mesleği seçin. Sizi yoran, üzen, sizden alan insanlardan uzak durun. Mecburen hayatınıza bir yerden giriyorlarsa bile ilişkinizi sınırlı tutun.

Eşinizi onunla karşılıklı çok iyi bir hayat arkadaşı olacağınızdan eminseniz seçin. Genç kızlar; sosyal statü, ünvan, servet, rahat yaşam, sevgili, eş seçimlerinizde tuzağınız olmasın. Delikanlılar, gözünü alan güzellik, anlık heyecanlar sizi bir ömür boyu, düşleri, ruhu boş bir kadınla yaşama mutsuzluğuna mahkûm etmesin.

İlişkilerinizde,daha en en baştan,sahip olduğunuz ve hiç bir zaman değiştirmeyeceğiniz özelliklerinizle ortaya çıkın.Birine kendinizi beğendirmek için 'şimdilik' onun istediği gibi olmayı seçmeyin.Hayat çok kısa, böyle oyunlara ve getireceği yıkımları yaşamaya değmez.Aldatırken bir bakarsınız aldanmışsınız.

Yaşadıklarınızdan ders alın ama 'Keşke'lerle, 'Ama'larla yaşamayın. An kıymetli. Bir başka zaman diliminde, başka şartlarda, bambaşka bir ruh halinde vermiş olduğunuz bir kararı veya yaptığınız bir seçimi, aradan zaman geçip bugünkü şartlarınızda mahkeme edip yargılamak ve pişmanlık duymak; hem o yaşamış olduğunuz zamana, hem de 'şimdi'nize haksızlık. O zaman geçmiş, bitmiştir. Artık anınıza ve geleceğinize bakın. Yaşananları unutmayın ama geri kalan hayatınızı esir alıp yavaşlatmasına asla izin vermeyin.

Herkes yazabilir tabii ki. Ama yazar olamaz. Her resim yapanın ressam, her şiir yazanın şair olmadığı, her bina dikenin mimar, her iyi yüzenin iyi bir dalgıç olmadığı gibi. Yazarlık; yazı yazmak istemenin, çok bilgisi olup kâğıda dökmeyi arzu etmenin ötesinde bir iş. Bilgi, merak, izlenimcilik, araştırma, karşılaştırma, öğrenme, duygusal yoğunluk, hayâl kurma gücü, özgüven, iyi bir anlatım çok önemli faktörler yazar olmak için.

Yazar olacak insanın aslında sadece kendi hikâyesi ve bildiğiyle değil, tüm yaşamla ve yaşananlarla ilgili olması lâzım..Tüm kararlarımız, seçimlerimiz, söylemlerimiz daimi surette, yakın/uzak çevremizden etkilenmekte.Bu derinliği verip, anlattığınızda perspektif kazandırır ve içine ruh katarsanız yazar olursunuz, yoksa sadece yazmış olursunuz."

Konya Rotary Külübü ve Türk Kadınlar Birliği Konya Şubesi tarafından hazırlanan Kadın kadına Söyleşi programı Roman Kitabı Yazarı Nermin Bezmen’in kitaplarını imzalamasıyla son buldu.