Saadet Partisi Konya Kadın Kolları "ahlaki ve toplumsal çürüme" tehlikesine dikkat çekti
Saadet Partisi Konya Kadın Kolları Başkanı Fazilet Bütüner, Türkiye'deki derin sorunlara sert bir çıkış yaparak, ülkeyi saran "ahlaki ve toplumsal çürüme" tehlikesine dikkat çekti.
Bütüner, yaptığı basın açıklamasında, ekonomik, güvenlik ve siyasi krizlerin ötesinde, bireyden topluma, aileden kurumlara uzanan yapısal bir çözülme yaşandığını vurguladı.
Bütüner'in çarpıcı değerlendirmesinde şu ifadeler öne çıktı:
Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunların temelinde, insanın anlam arayışını yitirmesi, sorumluluk duygusunun zayıflaması ve 'ne kadar kazanırım' anlayışının egemen olması" yatıyor. Bu durumun iş hayatında hakkın yenmesine, kamuda torpile, günlük hayatta yalanın sıradanlaşmasına yol açtığını belirten Bütüner, toplumsal bağların en çok ailede zedelendiğini ifade etti.
Hükümetin 2025'i "Aile Yılı" ilan etmesine rağmen, ailenin ekonomik ve sosyal baskılar altında ezildiğini, "kendi başının çaresine bak" politikasına kurban edildiğini savundu. Liyakatın yerini kayırmacılığın, adalete güvenin her geçen gün eridiğini dile getiren Bütüner, siyasetteki ahlaki erozyonun devletin imkânlarını rant aracına dönüştürdüğünü söyledi.Küresel boyutta ise Epstein dosyalarının açığa çıkardığı skandallara işaret eden Bütüner, yıllarca ahlaksızlığa suskun kalan siyasetçi, bilim insanı, sanayici ve sanat dünyası temsilcilerinin insanlığın vicdanında yargılandığını belirtti. Bu suskunluğun toplumsal çürümenin fitilini ateşlediğini vurguladı.Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, kayıp çocuklar meselesi oldu. Bütüner, "Atılması gereken ilk adım, kayıp çocuklarımızın nerede olduğu sorusuna açık, şeffaf ve tatmin edici yanıtlar verilmesidir. Çocukların güvenliği hiçbir siyasi hesaplaşmanın gölgesinde bırakılmamalıdır" diyerek acil eylem çağrısı yaptı.Bütüner, kayırmacılığı meşrulaştıran, kutuplaşmayı körükleyen söylem ve uygulamalara, ahlaksızlığı sıradanlaştıran yayınlara karşı net tavır alınmasını istedi. "Bu düzen hepimizi yordu. Kimse masum değil, kimse yalnız değil" diyerek, sorunun çözümünün hükümet-muhalefet, kamu-sivil toplum ve vatandaşların ortak iradesiyle mümkün olacağını ifade etti.
Saadet Partisi'nin duruşunu netleştiren Bütüner, şu sözlerle açıklamasını tamamladı:
"Siyaset menfaat üretme alanı değil, emanet ve sorumluluk alanıdır. 'Halka hizmet, Hakk’a hizmettir' anlayışıyla hareket etmektir.
Çürümeye karşı durmak bir tercih değil, vicdan borcudur, vatan borcudur, insanlık borcudur.
Ahlaklı siyaset mümkündür, adil bir düzen mümkündür ve Türkiye’nin geleceği ahlak ve maneviyatla yeniden inşa edilebilir."
Saadet Partisi Konya Kadın Kolları Başkanı Fazilet Bütüner, Türkiye'nin günü kurtaran politikalar yerine "insanı merkeze alan, ahlak ve adaleti köklü biçimde yeniden inşa eden bir değişim" ihtiyacında olduğunu belirterek, partisinin bu yöndeki mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini kamuoyuna ilan etti.
Başlık önerisi:
"Çürümeye Karşı Vicdan Borcu: Fazilet Bütüner'den Sert Çıkış! Epstein Skandalı ve Kayıp Çocuklar Gerçeği Ortaya Döküldü"