Konya'nın 'Sır' dolu tarihi cami… Hem şifa dağıtıyor hem de kendini saklıyor

Konya'nın kalbinde yer alan ve halk arasında "Bulgur Tekke" olarak bilinen tarihî mescid, asırlardır süregelen şifa inanışı ve sadece kıble yönünden fark edilebilen gizemli mimarisiyle görenleri hayran bırakıyor. Selçuklu mirasını günümüze taşıyan bu yapı, hem "bulgurcuk" hastalığına çare arayanların uğrak noktası oluyor hem de gizli kalmış estetiğiyle dikkat çekiyor.

Konya şehir merkezinde, beton binaların arasında adeta bir mücevher gibi saklanan Bulgur Dede Mescidi (Sırçalı Sultan Mescidi), son günlerde hem tarihçilerin hem de şifa arayan vatandaşların odağı haline geldi.

Yapılan son incelemelerle mimari yapısı ve inşa tarihi netleştirilen bu kutsal mekan, klasik cami mimarisinden ayrılan çok özel bir detaya sahip: Yapı, çevre yollardan ve yan sokaklardan bakıldığında kendini gizlerken, sadece kıble istikametinden bakıldığında tüm ihtişamıyla kendini gösteriyor.

HASTALIKLARA ŞİFA OLDUĞUNA İNANILIYOR

Halk arasında "Bulgur Tekke" adıyla ünlenen mescidin bu ismi alması tesadüf değil. Çok eski dönemlerden beri, ciltte çıkan ve halk dilinde "bulgurcuk" (siğil veya benzeri döküntüler) olarak adlandırılan hastalıklara sahip olan kişiler, bu mescidi ziyaret ederek dua ediyor. İnanışa göre, burada yapılan ibadetlerin ardından hastalar kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Bu köklü gelenek, caminin "şifalı mabet" olarak anılmasına ve her yıl binlerce kişinin bu manevi iklimden faydalanmak istemesine vesile oluyor.

SELÇUKLU’DAN GÜNÜMÜZE UZANAN İHTİŞAM

Haberin geçmişine bakıldığında, mescidin ismini aldığı "Bulgur Dede" figürünün Selçuklu döneminde yaşamış bir derviş olduğu rivayet edilir.

Dönemin zorlu şartlarında halka manevi destek veren bu zatın mezarının da burada bulunması, mescidin manevi koruyuculuğunu pekiştiriyor.

İki ana bölümden oluşan yapı, Selçuklu taş işçiliğinin en zarif örneklerini barındırırken, yıllar içinde yapılan restorasyonlarla orijinalliği korunarak günümüze ulaştırıldı.

GİZEMLİ MİMARİ: SADECE KIBLEDEN GÖRÜNÜYOR

Mescidi asıl ilginç kılan ise mimari konumlandırması. Mühendisleri ve mimarları hayretler içerisinde bırakan bu tasarım, yapının mahremiyetini ve kutsiyetini korumak amacıyla yapılmış bir "gizleme sanatı" olarak yorumlanıyor. Şehrin en işlek noktalarından birinde olmasına rağmen, sadece doğru açıdan bakıldığında fark edilen mabet, Konya’nın inanç turizmindeki en gizemli duraklarından biri olmaya devam ediyor.

Yetkililer ve tarihçiler, Bulgur Dede Mescidi’nin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Anadolu’nun tıp tarihine ve halk kültürüne ışık tutan bir "kültür hafızası" olduğunu vurguladı.

Şifa bulmak isteyenlerin ve tarih meraklılarının yolu, Konya’nın bu sessiz ama derin hikayeli köşesinde kesişmeye devam ediyor.

konya bulgur tekke cami