Konya'da unutulan doğal doping! 3 kaşığı 24 saat tok tutuyor

Konya'nın Hadim ilçesinde asırlardır sofraları süsleyen geleneksel gavut lezzeti, 8 farklı tahıl ve tohumun birleşimiyle şifa kaynağı olmaya devam ediyor. Geçmişte göçerlerin en büyük azığı olan bu özel tatlı, günümüzde unutulmaya yüz tutsa da son temsilcileri tarafından yaşatılıyor.

Konya’nın Hadim ilçesinde, modern zamanın yapay gıdalarına karşı asırlık bir direniş sergileniyor.

Dede mirası olarak bilinen ve içeriğindeki zengin bileşenlerle "doğal enerji deposu" olarak adlandırılan gavut, Bolat Mahallesi’nde geleneksel yöntemlerle üretilmeye devam ediyor. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan da günümüze kadar ulaşan bu eşsiz lezzet, sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir yaşam biçiminin yansıması olarak görülüyor.

8 FARKLI ŞİFA TEK BİR KASEDE BULUŞUYOR

Gavutun yapımı, büyük bir sabır ve emek gerektiriyor. Bu kadim lezzetin içerisinde buğday, mısır, nohut, arpa, menengiç, ahlat (yaban armudu), kabak çekirdeği ve ay çekirdeği olmak üzere tam 8 çeşit malzeme bulunuyor. Bu malzemeler öncelikle sac üzerinde özenle kavruluyor. Kavurma işleminin ardından soğumaya bırakılan karışım, el değirmenlerinde undan biraz daha kalın olacak şekilde öğütülüyor. Ortaya çıkan bu zengin un karışımı, isteğe göre pekmez, bal veya tereyağı ile harmanlanarak tüketime hazır hale getiriliyor.

GÖÇ KÜLTÜRÜNÜN VAZGEÇİLMEZ AZIĞI

Gavutun tarihsel derinliği, Anadolu’nun göçebe kültürüyle iç içe geçmiş durumda. Eskiden yaylaya göç eden aileler için gavut, hayati bir önem taşıyordu. Öyle ki, halk arasındaki rivayetlere göre yayla yoluna çıkan ancak yanına gavut almayı unutan aileler, yolun yarısından geri dönerdi. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi ve yüksek besin değeri sayesinde kısıtlı imkanlarla yapılan uzun yolculuklarda en büyük enerji kaynağıydı. Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde de adından söz ettiren bu yiyecek, Anadolu insanının zorlu şartlardaki en büyük yardımcısı oldu.

3 KAŞIĞI BİR GÜN TOK TUTUYOR

Günümüzde diyetisyenlerin de dikkatini çeken gavut, özellikle lif ve protein açısından oldukça zengin. Geleneksel yöntemlerle üretimi sürdüren İbrahim Çakar, bu lezzetin mucizevi etkilerini şu sözlerle anlatıyor:

"Gavut bizim ata mirasımız. Şimdilerde pek yapan kalmadı ama biz bu geleneği yaşatıyoruz. İçindeki karışım o kadar kuvvetli ki, öğle yemeğinden sonra 3 kaşık yiyen bir kişi tüm günü tok geçirebilir. Ayrıca kansızlığa iyi geldiği ve kan değerlerini düzenlediği de biliniyor. Zayıflamak isteyenler için dünyanın en doğal ve en sağlıklı tatlısıdır."

konya gavut