Bir devrin canlı tanığı: Hüsnü Çeşmeci'den 'Yaşanmadan anlaşılmaz' dedirten anılar

Konya Aydınlar Ocağı'nın "Selçuklu Salı Sohbetleri"ne konuk olan emekli eğitimci ve yüksek mühendis Hüsnü Çeşmeci, Türkiye'nin en sancılı dönemlerine ışık tutan hayat hikayesini paylaştı.

ELLİ DÖRT YILLIK BİR DOSTLUĞUN VE DAVANIN HİKAYESİ

Konya’nın kültürel hafızasını diri tutan Aydınlar Ocağı, bu hafta kapılarını eğitimci ve dava adamı Hüsnü Çeşmeci için açtı. Otuz bir yıldır kesintisiz süren haftalık konferansların bu özel oturumunda, Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Çeşmeci’yi "İdeolojik faaliyetlere bizden önce başlamış bir öncü" olarak tanımladı. İkilinin 54 yıl önce Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) saflarında başlayan dostluğu, Konevi Derneği salonunda nostalji rüzgarları estirdi.

İZMİR’DE "SERSERİ MAYIN"DAN "DAVA ADAMI"NA

1947 yılında Konya’da doğan Hüsnü Çeşmeci, eğitim hayatının ilk evrelerini Konya’nın tarihi binalarında tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İzmir’in yolunu tuttu. İzmir’deki ilk yıllarını "dinî ve ideolojik altyapısı olmadığı için savrulan bir dönem" olarak tanımlayan Çeşmeci, kendisini uyandıranın sol söylemlerin sertliği olduğunu belirtti. 1967 yılında Üniversiteliler Derneği ile tanışmasını hayatının kırılma noktası olarak niteleyen Çeşmeci, o dönemde yapılan Kıbrıs mitinginde hazırladığı "zincirli ayı Makaryos" maketiyle görsel iletişimin kelamlardan daha etkili olduğunu keşfettiğini anlattı.

İLK KURŞUNU O YEDİ: BOYKOTLAR VE KAVGALAR

Haberin en çarpıcı kısımlarından birini, üniversite yıllarında yaşanan siyasi çatışmalar oluşturuyor. İzmir’de sol grupların boykotunu kırmak için gece vakti düzenlenen bir eylemde, gruptan sadece kendisinin vurularak yaralandığını belirten Çeşmeci, dönemin sert iklimini "Yaşanmadan anlaşılmayan dönemlerden bugünlere geldik" sözleriyle özetledi. Çeşmeci, henüz siyasete atılmamış olan Necmettin Erbakan ile Çiğli Havalimanı’nda tanışmasından, Alparslan Türkeş’in konferans güvenliğini sağlamalarına kadar pek çok tarihi anı izleyicilere aktardı.

HEM ÖĞRETMEN HEM MÜHENDİS: KONYA’NIN SİLUETİNDE BİR İMZA

1971 yılında memleketi Konya’ya öğretmen olarak dönen Çeşmeci, matematik öğretmenliğinin yanı sıra inşaat mühendisliğini de bitirerek çift kariyerli bir yaşam sürdü. Konya’nın bir dönem en yüksek yapısı olan Dikilitaş Sitesi’nin şantiye mühendisliğini üstlendi, Sarraflar Yeraltı Çarşısı ve Maliye Sarayı gibi şehrin sembol yapılarının statik projelerine imza attı. Konya’daki ilk bilgisayarlı statik ofisini kurarak teknik anlamda da şehre öncülük etti.

MTTB’NİN KONYA YOLCULUĞU

Hüsnü Çeşmeci’nin anlattıkları, aslında Türkiye’deki sağ-sol çatışmasının ve sonrasındaki muhafazakar yükselişin yerel bir izdüşümü niteliğinde. İzmir’deki dinamizmi Konya’ya taşımak isteyen Çeşmeci, MTTB’nin Konya şubesini kurarken yaşadığı maddi imkansızlıkları ve "konser" gibi o dönem için devrim niteliğindeki kaynak yaratma çabalarını dile getirdi. "Pavyondan ekip getiriyorlar" eleştirilerine rağmen gençlere özgüven aşılayan bu faaliyetler, Konya’daki pek çok sivil toplum kuruluşunun temelini oluşturdu.  AKP Konya İl Teşkilatı’nın kurucu üyeliğine kadar uzanan siyasi yolculuğunu bugün Bodrum’da emekliliğin huzuruyla noktalayan Çeşmeci, "Kurtlar sofrasında yer açmanın deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu gördüm" diyerek konuşmasını tamamladı.

hüsnü çeşmeci anılar