Tasarruf vicdanlardan başlamalı
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Tasarruf vicdanlardan başlamalı

01 Haziran 2019 - 01:28

Sen tut sebzeden meyveye, patatesten soğana, kırmızı/beyaz ete, bakliyata, çaya, şekere, tuza, süt ve süt ürünlerine…. Kısaca halkın temel gıda maddesi olan her şeye zam üstüne zam yap, sonra tut düzenli beslenemediği ve ilaçlı, GDO’lu, katkı maddeli, sentetik gıdalara mecbur bırakıldığı için hastalanan vatandaşın sağlığından tasarrufa başla.

Aklım hafsalam almıyor…

Sağlık Bakanlığı, kamuda israfa son vermek, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması, maliyetlerin ve harcamaların azaltılması için toplantı düzenliyor. Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Tasarruf Takip Ofisi, bunun ilk bilgilendirme toplantısını her nedense, 31 Mart seçimlerinde AK Parti’ye yüzde 70 oy veren Konya’da yapıyor.

Adı mı? Farkındalık Toplantısı…

Devletin kasası boşalınca kamudaki israfın nihayet farkına varabildik.

Toplantıyla ilgili Sağlık İl Müdürlüğü’nden gelen basın bülteninde sağlık alanında yapılan israfa dikkat çekilerek, tasarrufta yeni bir sayfa açıldığına vurgu yapılıyor. Ancak, Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü daire başkanları ile Konya, Antalya, Karaman, Aksaray, Mersin, Nevşehir ve Niğde İl Sağlık Müdürleri ve bu illerdeki hastanelerin yöneticilerinin katıldığı toplantıda alınacak tasarruf tedbirleri açıklanmıyor. Aradan 1 ay geçiyor, bu tedbirler hala paylaşılmıyor.

Toplantı ile kamudaki israfın itiraf edilmesi her ne kadar ümit verici gibi görünse de endişemiz; tasarruftan, özellikle yönetici kadrosunun makam araçlarından, beş yıldızlı otellerde düzenlenen şatafatlı toplantılardan değil, halkın hizmetine sunulan araç, alet, sağlık malzemesi ya da personelde kısıntıya gitmenin anlaşılması.

Çünkü bugüne kadar “kamuda tasarruf” denildiğinde hiçbir zaman makam araçlarının sayısında azalma görülmedi, hiçbir müdüre “Devlet işleri dışında kendi özel işlerine devletin aracını kullanma” denmedi.

Hala onlarca kurumdaki yüzlerce bölge veya il müdürü, daire başkanı, şube müdürü konumundaki yöneticilere kiralama yöntemiyle alınan araçlar ve onların yakıtları görmezden gelinirken, neden halkın sağlığından tasarruf?

Bu kurumlarda, özellikle üniversitelerde ve belediyelerde gerçekleştirilen etkinlikler, programlar, konferanslar, bunların lüks kağıtlara basılan ve yine lüks zarflara konarak posta ya da kurye aracılığıyla gönderilen davetiyeleri ve bu etkinliklerin tanıtımı için otel salonlarında toplantılar yapılırken ve bu toplantılara konuşmacı olarak katılanlar beş yıldız otellerde ağırlanırken, neden halkın sağlığından tasarruf?

Bu anlamda Meram Belediye Başkanı Sayın Mustafa Kavuş’u dijital davetiyeye geçerek, lüks davetiyelere verilen gideri tasarruf etmesinden dolayı kutlamak gerek. Umarım, sayıları yüzleri geçen gereksiz harcama kalemleri içinde küçük ama gönüllerde büyük alkış alan Başkan Kavuş’un bu davranışı bütün kurumlara örnek olur ve gereksiz bütün harcamalarda uygulanır.

Bütün kurumlarla birlikte elbette sağlık kuruluşlarında da yapılan lüks ya da gereksiz harcamalardan tasarruf edilmeli. Ancak sağlık gibi önemli bir konunun tek başına tasarrufa kurban edilmesi vicdanları derinden yaralayacaktır.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçtiğimiz yılın Eylül ayında, 2019’da kamuda 60 milyar liralık tasarruf yapılacağını açıklamıştı. Bu rakam, kamudaki israfın boyutunun ne denli büyük olduğunu belgeliyor. Ama ne yazık ki, kurum idarecilerinin lüks harcamalarından kısmak yerine 31 milyarı yatırımlardan kesintiye gidilerek yapılacak tasarrufta yine vatandaş mağdur olacak.

Sayın Albayrak’ın bahsettiği tasarrufu Konya’da, 31 Mart Yerel seçimlerinden sonra hissetmeye başladık.

Büyükşehir başta olmak üzere belediyeler, aradan 2 aylık süre geçmesine rağmen hala herhangi bir yatırıma başlamış değil. Tabi bazı ilçe belediyelerinin asfaltlama çalışmalarını bunun dışında tutmak lazım.

Hatta, kasasında para kalmadığı için maaşları ödemekte zorlandığı konuşulan belediyelerin bu yıl Ramazan etkinlikleri ve iftarları iptal etmesi de tasarrufun zorunlu olarak zuhuru olsa gerek.

Bugün Konya Büyükşehir Belediyesi’nin, bugüne kadar tasarruf yapmadığı, kaynakları hoyratça kullandığı için en borçlu belediyeler arasında 699 milyon liralık borçla 4. sırada yer aldığı belirtiliyor.

Halk, bazı büyükşehirlerde olduğu gibi su ve ulaşımda indirim beklerken, bu borçla değil indirim, seçimden önce yenilenemeyen çatlamış, patlamış, yer yer çökmüş kaldırımlar ve yollar bile yapılamayacak gibi görünüyor.

Ne diyelim, kendini ağır borç yükü altında bulan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay Bey’e kolaylıklar ve tasarruflu günler dileyelim… Yaklaşık 41 bin kilometrelik il sınırları içinde 2 milyon 200 bin nüfuslu Konya’da işi gerçekten zor.

Başkanlar, içinde bulundukları mali krizi Ramazan ayı boyunca camilerde, vatandaşın evinde, öğrenci yurdunda setretmeye çalışsa da yatırım ve inşaat sezonu başladı. Yüzde 70 oy veren vatandaş, bundan sonra sadece su ve ulaşıma indirim değil, mahallesine, yoluna, kaldırımına, dükkanının önüne yatırım da bekleyecek.

O halde silkinip kendine gelme zamanı…

Zira, çalışanları tarafından hoyratça savrulan kamu kaynakları, kriz ve tasarruf önlemlerine rağmen hala aynı başıboşlukla harcanmaya devam ediliyor.

Örneğin kaç başkan, müdür ya da memur, devletin aracını, telefonunu, kağıdını, kalemini, cihazlarını kendi özel işine kullanmaktan imtina ediyor. Seminer, yurtdışı inceleme, proje ve yatırımı yerinde görme adı altında imkanların sarfı hala normalleştiriliyor mu? Kamuda lüksten vazgeçilebilecek mi?

Kamu kaynakları, Bakan’ın tasarruf genelgesine rağmen tali meselelerle gözümüzün önünde israf edilmeye devam ederken, kamuda tasarruf yapıldığına nasıl inanacağız? Lokmasını iyice küçülten vatandaş yarınından endişeliyken, lüks makam araçlarından vazgeçmeyen yöneticileri izlemeye devam edecek miyiz örneğin? Kamudaki yatırımlar, “kriz var, tasarruf edeceğiz” diye durdurulurken, sırf  “aman prestijimiz bozulmasın” diye elzem olmayan proje, tanıtım, toplantı, kurs, konferans gibi etkinlikleri izlemeye devam edecek miyiz?

Ne yazık ki devran dönüyor, sistem değişmiyor. Devlette tasarruf tedbirlerine rağmen saltanat yine en şaşaalısından devam edecek, kaynak bulmanın yükü yine vatandaşın üzerine yüklenecek gibi görünüyor.

Devlet bunun için bütün ceza kaynaklarını, vergileri harekete geçirdi. Trafik cezaları, emniyet kemeri takmama, araç kullanırken cep telefonu kullanma yasağı, hız sınırı limitini yüzde 10’un 1 üstünde artırmama gibi yasaklar sıkı sıkıya uygulanıyor.

Tasarruf sözde değil, gerçekten yapılacaksa buna önce kamudan ama vicdanlara dokunarak başlanmalı. Vatandaş ülkenin kalkınması için elinden geleni zaten yapacaktır.

Atalarımız diyor ki; baş nereye giderse ayak da oraya gidermiş.

Hasılı kelam, dileyelim ki; Ramazan ayının feyzi ve bereketi “baş”a, ardından da ayaklara yansısın. Tasarruf kelimesi doğru anlaşılsın, doğru uygulansın. Hayat bayram olsun…

Halka hizmet için yola çıkanlar, kendi lükslerinde yaşamayı bırakıp, gerçekten halka hizmete devam edebilsin.

Mutlu bayramlar…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir