Reklam
Medya, ruhunu teslim etti
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Medya, ruhunu teslim etti

24 Aralık 2018 - 14:33

Baştan söyleyeyim; bu sert bir yazı olacak. Biliyorum bazıları sinirlenecek. Hatta bunu medeni bir şekilde tartışmak yerine arkamdan konuşacak, dedikodumu yapacak, beni linç edecek. Bazıları kırılıp küsecek, belki yüzüme bakmayacak. Bazıları da haddini bilecek.

Mesleğim rencide edildiği için gecenin 2’sinde öfkeyle kaleme aldığım bu yazının devamında gelecek cümleleri isteyen üstüne alır, isteyen almaz. Neticede basın özgürlüğü var.

Olayı kısaca anlatmak gerekirse; medyayı yakından takip edenler bilir. Bayan gazeteciler -ya da en iyisi medya çalışanları diyelim- ayda bir toplanarak birlikte vakit geçirme, sohbet etme imkanı sağladılar kendilerine. Bu ay 3. kez bir araya gelecek bayan medya çalışanlarının bu seferki buluşma programına, bilgimiz dışında, bayan olması hasebiyle Meram Belediye Başkanı da davet edilmiş. Neyse, bunu çok fazla önemsemedik. Bayan Başkan buyursun gelsin, sohbetimize dahil olsun, çayımızı, kahvemizi içsin. Ancak, Sayın Başkanın kendilerine “Medyatik Kadınlar” adını verdiği basın çalışanlarının bu davetini geri çevirip, gazetecilerin programının olacağı gün onları belediyenin bir işletmesine yemeğe davet etmesi beynimde şimşekleri ardı ardına patlattı.

Ne münasebetle efendim. İstiyorsanız belediyeniz adına bir program yapar, basını ya da daha özelde bayan basın mensuplarını programınıza davet edersiniz, amenna. Ama bizim arkadaşlarımızla, dostlarımızla geçireceğimiz özel zamanı 5 yıllık değerlendirme programına çeviremezsiniz.

Bu manevra, Sayın Başkan için profesyonel bir siyasi refleks olabilir ama benim beynimde kıvılcımlar çıkartan esas mesele, gazeteci olduğunu her mecrada övünçle vurgulayanların “ayıp olmasın” diye, “davete icabet gerek” diye ısrarla yemeğe gitme fikriydi.

Peki sizin davetinizi geri çevirip, programı kendine mal eden Sayın Başkanın bu tavrı ayıp olmadı mı? Sizin davetinize de icabet gerekmez miydi?

Kusura bakmayın da çok saygıdeğer domestik hanımefendiler. Siz altın günü yapmıyorsunuz. İddianız üzere gazetecilik yapıyorsanız değerimiz bir akşam yemeği kadar olmamalı. Özel toplantılarınıza siyaseti neden bulaştırıyorsunuz? Daha önce bir belediye başkanından hiç davet almadınız mı? Bir başkanla birlikte yemek yemek miydi muradınız? Bu açığı mı kapatmaya çalışıyorsunuz?

Medyayı takip edenler, haber kaynaklarımız yine çok iyi bilir; bir grup gazeteci arkadaşımızla birlikte 4 yıl üst üste “Eski Dostlar” başlığıyla bütün gazeteci arkadaşlarımızı bir araya getirip sohbet etmeye, birlikte vakit geçirmeye vesile olmaya çalıştık. Bunu yaparken de ne bir belediye başkanını,  ne bir siyasiyi, ne bir kurum, oda ya da dernek yöneticisini bu işe dahil etmedik, sponsorluk tekliflerini geri çevirdik. Sırf aralarında ayrışma var diye iki meslek örgütümüzü bile bu işin dışında tuttuk. Enaniyet olmasın ama bu davranışımızla hem bütün meslektaşlarımızın taktirini kazandık, hem haber kaynaklarımızın. Meslektaşlarımız, hala zaman zaman Eski Dostlar programının tekrarlanmasını ister.

Eğer arkanızdan yıllar sonra da anılan işler yapmak istiyorsanız, bunu onurla, dimdik ayakta durarak, bağımlı kalmadan yapmalı insan.

Yıllardır uğraş verdiğimiz bu çabaların hepsi “basın etiğine halel gelmesin” diye. Neticede hasbelkader bir basın ya da yayın kuruluşunun dizgi, grafik, tasarım, program ya da reklam servisinde çalışmış olmakla veya müdür sıfatına bürünüp telefonlara bakarak kurumun bekçiliğini yapmaktan öteye gidememekle, folklorik kıyafetler giyip elinde mikrofonla halkın arasına karışmakla kendine gazeteci payesi biçenler, bulunduklarını iddia ettikleri konumun ne olduğunu anlamamış. Siz bu bilinçsizliğin doğal sonucu olarak siyasilere çok kolay teslim olsanız, bunun adını da “davete icabet” koyup kaleminizi sahibinize verseniz de bu bizim işimiz olamaz.

Bana göre haber ya da röportaj için istenen randevuya olumlu veya olumsuz bir cevabı bile çok görerek medyayı umursamadığını gösteren Bayan Başkan, konumu ne olursa olsun daveti geri çevirme ayıbı yapmasının yanında, bu daveti kendine çevirip gazeteciye seçim öncesi yemek yedirmekle kendi propagandasını yapamaz. Yapacaksa kendi özel bir program tertip edip basını davet eder.

Merak ediyorum; Sayın Başkan acaba seçim öncesi sol tandanslı bir kadın derneğinden benzer bir davet alsaydı, aynı yaklaşımı gösterir, çay davetini geri çevirip dernek yöneticilerini yemeğe davet eder miydi?

Zannetmiyorum.

İşte bu yüzden, bizim kalemimiz bir akşam yemeğine satılamaz. Bu meslek her ne kadar bazı kalemşörler tarafından bitme noktasına getirildiyse de bu kadar ucuz değil. Hala onurlu savunucuları var.

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Gürdal YORULMAZ
    3 hafta önce
    Yadigar hanım hak hakkaniyet ve doğruluk adına duruşunuzla ve tavır ve yazılarınızla sizi tanımış olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.Yazılarınızı denk geldik çe zevkle okuyorum.evet Davete icabet Peygamberimizin sünnet doğrudur.Ama bu sünnete uymayıp provake eden birinin daveti olamaz oraya da gidilmez.o kalemşörler sizin mesleğinizi bitiremez birgün yok olurlar nasıl ki siyasi şeyler bitiremiyorsa buda aynı.Onurlu savunucuları destekliyor iyi ki varsınız ALLAH yar ve Yardımcınız olsun
  • Binnur Bulgan
    3 hafta önce
    Kalemine, cesaretine sağlık. Gayet güzel anlatmışsınız, mevzu yemeğe gitmek veya başkan bayan ın davet edilmesi değil; başkan bayanın bu daveti fırsat bulup kendine mal etmesi, üzerine de gazeteciyim veya basın mensubuyum diyen arkadaşların bunu ayırmayacak karakterde olmaları. Üzücü çok üzücü

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir