Reklam
İşsizlik Fonu, patronları kurtarma yolu
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

İşsizlik Fonu, patronları kurtarma yolu

19 Şubat 2019 - 16:15 - Güncelleme: 19 Şubat 2019 - 23:17

Poşet kullanımının zorunlu olarak paralı hale getirilmesi üzerine yazdığım yazımı okuyan okuyucularımın bazılarından, “Boşver sen mi düzelteceksin? Düzeltemezsin”, “Evet basit ve naylondan gibi görünen bir konu ama iliğimizi, kemiğimizi böyle sömürüyorlar”, “Çok haklısın vatandaş değil, zengin kesim, bu konuda da marketler düşünülüyor”, “Madem doğa düşünülüyor, vatandaşın elindeki poşetler 15 kuruşa alınsın. Bu şekilde doğa da temiz kalır” şeklinde yorumlar ve öneriler aldım.

Bu yazıyı yazarken amacım 25 kuruşluk poşetin peşine düşmek değildi elbet.

Esas amacım kuruşlarla vatandaştan alınan, toplandığında yekûn tutan büyük paralara dikkat çekmekti.

Artık tekrarlamaya gerek yok.

Herkesin malumu ki, vatandaş bu zor günlerde ekmeğini bile almakta güçlük çekiyor. Bu durumda da tabi ki, 25 kuruşun bile önemi büyük oluyor.

Hele bu bir de poşet gibi tek kullanımlık, olmadı bir de çöp koymak için kullanılacak olunca, sokağa atılan, boşa giden para gibi görünüyor.

Yani dar gelirli için 25 kuruş bile önem arz ediyor.

Ama bugünkü konumuz poşet değil.

Vatandaşın düşünüldüğü, sorunlarının çözüleceği ilanıyla yapılan adam kayırmacılık, kaynakların belli bir kesime aktarılması, diğer bir deyişle zengini daha da zenginleştirmek, patronu kurtarma yolu.

Geçen yıl Kasım ayında İşsizlik Fonu’ndan işsize 500 milyon, işverene ise 1 milyar 200 bin lira verildiğine dair muhalif medyadan haberler okumuştuk.

Bugün bu konu muhalif medyada yeniden gündemde.

Diyor ki haber;

“Geçen yıl 34.6 milyar lira gelir elde eden İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlere 5.8 milyar lira ödenirken, işverene yapılan ödemelerin toplamı 17.4 milyar liraya ulaştı.”

Çalışanın maaşından kesilen primlerle oluşturulan işsizlik ödeneğinden patronun aldığı işçinin aldığının ne yazık ki 3 katından fazla…

11.4 milyarın akıbeti ise belli değil.

Ne ilginç değil mi?

Domatesle mermi fiyatlarının söz düellolarında çarpıştırıldığı seçim polemiklerinde hala tanzim satışlarla vatandaşa ucuza sebze meyve yedirileceği iddia edilirken, komisyoncuları aradan kaldırarak vatandaşa ucuz ürün sağlayan hükümet, nakliye işini Tarım Kredi Kooperatiflerine vererek, yeni bir komisyoncu ekliyor. Hükümetin vatandaşı düşündüğü için yaptığı bu icraatın ucu nereye çıkacak merak ediyorum.

Yani tıpkı doğayı, dolayısıyla vatandaşı korumak adına poşetleri tamamen kullanımdan kaldırmak yerine vatandaşa parayla poşet satışının önünü açan, halka sebze ve meyveyi uygun fiyata ulaştırmak adına komisyonculuk müesseseni lağv edip yerine aynı görevi -şimdilik ücretsiz taşıdığı söyleniyor- Tarım Kredilere yaptıran hükümet, İşsizlik Fonu’nda da yine zengini düşünmüş.

Asıl işlevi işsizlere destek olan İşsizlik Sigortası Fonu, yalnız işsizi değil, işvereni de düşünerek, hatta patronu işsizden daha çok düşünerek, ödemelerini buna göre yapmış.

Elemanlarına maaş vermekte, vergisini ödemekte, işletmesini döndürmekte zorlanan, hatta konkordato çeken işverenin çalıştırdığı elemanını işten çıktı gösterip, çalıştırmaya devam edenlerin sayısının artmasındaki sebep bunlar gözler önüne serilince daha iyi anlaşılıyor.

2018 yılı sonunda açıklanan işsizlik, İşsizlik Fonu’ndan yararlananlar ve konkordato rakamları da bunu doğruluyor zaten.

Derler ya “Alan memnun, satan memnun”

Tam da böyle bir durum.

İşçi hem devletten, hem patronundan maaşını, işveren de İşsizlik Sigortası Fonu’ndan payını alırken neden memnun olmasın.

Patronları kurtarmak için bulunan bu formüllerin yükü ise ne yazık ki 25 kuruşlarla vatandaşın sırtına yükleniyor.

Bu ülke gerçekten çok zengin. Ama...

Sinek küçük, mide bulandırıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir