Bilinçaltınızı temizleyin!...
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Bilinçaltınızı temizleyin!...

15 Kasım 2019 - 16:34 - Güncelleme: 15 Kasım 2019 - 16:43

Son yıllarda literatürümüze giren, benim de ilgimi çeken yeni bir alternatif tıp uygulaması var; bilinçaltı temizliği…

Arınmışlık, geçmişinizden genetik kodlarınıza işlenmiş negatif enerjilerin temizliği; yani bilinçaltınızdaki bütün negatif enerjilerden, olumsuzluklardan arınma diye tanımlanıyor. Ve bu temizlikle olumsuz duygulara yüklediğiniz anlamlar değişiyor.

Bu arınma, toplumsal boyutta uygulanıp, millet olarak da yenilenmemiz, tazelenmemiz gerekiyor.

Çünkü, milletçe sevgimizi yitirdik…

Siyasetteki iktidar-muhalefet ilişkisi, dost-düşman çatışmasına dönüştü.

Herkes kendi çıkarı için ihtiyaç sahibi ya da mağdur olup olmadığına bakmaksızın insanları kandırma, dolandırma telaşında.

Gençlik büyük ölçüde dejenere olmuş.

Bırakın lise öğrencilerini, ortaokul seviyesinde bile sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı sıradanlaşmış. Gençler ellerinde çakı olmadan sokağa çıkmıyor, tespih sallamadan geçmiyor.

Kız çocuklarının bile ağzında galiz küfürler, toplum içinde ya da toplu taşıma araçları içinde “ulan”lı, “yaa”lı, “oğlum”lu yüksek desibelden konuşmalar, efelenmeler, ağızda sakızla gülüşmeler, kıkırdamalar, abartılı makyajlar…

Büyüklere saygı zaten kalmamış.

Bir dönem baskı ile büyüyen, istediği her şey yapılmayan bugünün anne ve babalarının, “Biz görmedik, çocuğumuzu mahrum bırakmayalım” mantığıyla çocuğunu şımartmalar…

Günümüzde 5-6 yaşındaki çocuk bile anne-babasının sözünü dinlemiyor. Anne-baba çocuğunun sözünü dinlemek mecburiyetinde kalıyor. Hayat çocuklara göre dizayn ediliyor.

Bir de içimi derinden kanatan bir başka konu var ki; örtünmenin dini vecibe olmaktan çıkıp, moda haline gelmesi…

Artık tesettürün de bir modası var.

Farkında olmadan ben de uymuşum bu modaya, “tesettür” kelimesini kullanarak.

Oysa çocukluğumuzda başı örtülü ablalarımız, teyzelerimiz ne güzel kapatırlardı başlarını.

Öyle incili, taşlı, ipekli bonelere, iğnelere ihtiyaç duymadan örttükleri örtülerinden saçlarının teli görünmez, başörtüsünün tepesi kabartılmaz, kulaklar gösterilmeye çalışılmaz, farklı örtünme biçimleri mesaj iletme yöntemi olarak kullanılmazdı.

Başını örtme şekline göre; “ben bu cemattenim”, “ben bu siyasi partiye mensubum”, “ben tesettür modası ikonuyum” gibi bir kimliğe bürünülmez, sadece başörtüsü örtülürdü.

Bugünkü başörtüsünün altındaki giyim de ona keza…

Günümüzde tesettür modası denen şey, Mevlana’nın 750 yıl öncesinden söylediği gibi “Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok” halini aldı. Bugün başında bir örtü bulunan insan gördüğünüzde o kişiye kapalı, tesettürlü gibi sıfatlar eklemek gerçekten çok zor.

Bu çürümüşlüğe uzun zamandır Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ciddi bir çözüm getirmesini, bana göre yalnız dini değil, ahlaki bir çöküntü haline de gelen bu gidişatın düzeltilmesini bekliyorum. Hatta bunu zaman zaman konunun muhataplarının da dikkatine sunuyorum.

Ama ne yazık ki, deformasyon her yerde olduğu gibi burada da var.

Ülkemde maalesef her şey; ikiye bölünmüş, bölünmekle yetinmemiş, düşmanlaşmış grupların oluşturduğu siyaset odaklı ilerliyor.

1990’lı yılların son çeyreğinde, 97-98’lerde üniversitede başörtüsüyle okuyabilmek için mücadele veren kesimin o günkü gayreti ne yazık ki bugün “her şey boşunaymış” kabilinden bir hal aldı.

Başörtüsü için, başörtüsüyle yüksek eğitimini alabilmek için o günlerde verilen mücadeleler, bugün gençlerin başındaki örtünün neye benzediğine ya da ne işe yaradığına karar veremediğimiz duruma geldi.

Sebep ve çözümleri uzun ve tartışmalı olan bu içimizi kanatan sosyal gerçeğin iyice irdelenip, sorunların en ince detayına kadar tespit edilip, uzmanlarınca çözüme kavuşturulması en büyük temennim.

Ülke olarak acilen bir değişime, bir detoksa, bir bilinçaltı temizliğine ihtiyacımız var.

Geçmişteki kinden, nefretten, öfkeden arınarak, düşmanlık enerjisini sevgi enerjisine, birlik beraberliğe dönüştürmemiz, özümüze dönmemiz lazım.

Dileğim, yaklaşan yeni yılda, arınmış, tertemiz yürekli bir Türkiye…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir