Artık sıra yüzde 70'in hakkını vermekte
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Artık sıra yüzde 70'in hakkını vermekte

14 Nisan 2019 - 22:04 - Güncelleme: 14 Nisan 2019 - 22:05

Ülke gündemini meşgul etmeye devam eden 31 Mart Yerel Seçimlerini neyse ki Konya’da yeniden sayımlara mahal vermeden, kazasız belasız atlattık.

Huzur kenti sadığımız Konya’da -AK Parti’nin açık ara seçimi kazanması, kaybedenlerin yenilgiyi kabullenip, kazananı tebrik edebilmesiyle- taraflar arasında polemikler yaşanmadan, söz düellosuna, hazımsızlığa düşmeden efendice bitirdik bu seçimleri.

31 Mart seçimlerinde Konya’dan Türkiye’ye örnek olduk (!)

Konya merkez ve ilçelerinde seçimi kazanan AK Partili, MHP’li, CHP’li ve bağımsız belediye başkanlarını tebrik ediyorum, hayırlı olsun. Çalışmalarında başarılar.

Kazanamayan ama seçim sürecinde çok emek veren, gece gündüz çalışıp ülke gerçeklerini ve projelerini anlatmaya çalışan diğer adayları da bu özverilerinden dolayı kutluyorum.

Seçim sürecini atlattığımıza göre şimdi sıra, Konya’da yüzde 70,53 ile Türkiye’nin en yüksek 2. oyunu kazanan Konyalı yerel yöneticilerde.

Şimdi hizmet zamanı…

Seçim öncesinde verilen vaatlerin, projelerin hayata geçirilmesinin, gönül belediyeciliği yapmanın zamanı.

Başkanlar şu aralar “hayırlı olsun” ziyaretlerini kabul etmekle meşgul.

Çoğu umar aramak için yapılan bu hayırlı olsun ziyaretlerinin bir an önce sonlandırılıp artık tabiri caizse, toprağa kazmayı vurma zamanı.

HANGİ ARA BİRBİRİMİZE BU KADAR DÜŞMAN OLDUK

Seçimleri Konya’da efendice tamamladık dedik de seçim esnasında yürütülen kirli siyaset dilini henüz temizleyebilmiş değiliz.

Seçim çalışmaları boyunca salvolarla, karalama propagandalarıyla, hırçınca yürütülen kirli siyaset İstanbul’daki sonuçların netleşememesi ile ne yazık ki hala devam ediyor; Halka da sirayet etmiş biçimde...

Kandil kutlama mesajlarında, şehitlerin cenaze törenlerinde, ülke güvenliğinin tehlikeye girdiği dönemlerde verilen mesajlarda “Birlik, beraberlik olma günü” gibi ifadelere bürünen konuşma dili, bugün gelinen noktada yalnız siyasiler değil halk arasında da partizanlaşıp, kirli siyaset diline dönüştü.

Özellikle sosyal medyada peravasızca sarfedilen bu kirli dile bir örnek, bir watsapp grubundan geldi. Karalama, ötekileştirme, aşağılamalarla dolu mesaj ülkenin birlik ve bütünlüğü, bekası ve geleceği adına ürpertiyor.

Kayı Otağı başlıklı yazıda “Reis’ten isteğimdir!!!” denilerek, “Reis emekliye verdiğin ikramiyeyi kes, bakıcılara verdiğin desteği kes, yaşlılara ve engellilere verdiğin tüm desteği geri çek, paraları alıp 7/24 küfür ediyor adiler. Öğretmenlere verdiğin hakları geri al, eskisi gibi limon satıp ayakkabı boyasınlar, hastaneleri eski haline getir, randevu sistemini kaldır, herkes her hastaneye gidemesin, her eczaneden ilaç alamasın, sabahın 3’ünde kuyruğa girip beklesinler…..” gibi, devamını yazmaya içimin elvermediği, kalemimin gitmediği, yazmaya gönlümün razı olmadığı bir sürü laubali, düşmanlık, argo ve küfür dolu ifade…

Halk arasında bu ve benzeri mesajlarla ekilen kin, nefret ve düşmanlık tohumları 31 Mart seçimlerinde iyice ayyuka çıktı.

Liderini örnek alan halk, ekran karşısında olmamanın da rahatlığıyla dilini liderinden daha fazla sivriltip argoya, küfre büründürdüğü kelimelerini hoyratça savuruyor.

Sebep?

Artık bugün alenen ortaya çıkan; yandaş vakıflara, derneklere aktarılan fonların açık açık dile getirilmesi ve İstanbul’da bu kaynağın kaybedilmesi…

Daha mı?

Dahası… Alınamayacak ihaleler…

Dahası… Kaybedilen güç…

Dahası… Azalan, çocuklarının yerleşeceği iş alanları…

Dahası… 

Dahasını yazmayalım…

Bir dönem sağ-sol kavgasıyla halkı iki gruba ayırıp düşmanlık oluşturan, kardeşi kardeşe kırdıran oyun, bugün yine sahnede.

Oysa biz "Sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız" hadisine inanan, biririmizi sevmemiz gereken Müslümanlar değil miyiz?

Bırakın artık kardeşinize karşı köpürttüğünüz bu düşmanca üslubu, kirli dili, kini, nefreti. Müslüman böyle bir dil kullanmaz. Bu hadise inandığını iddia eden insanlar böyle bir üslup kullanamaz. Bu riyakarlığı bırakıp müslüman kardeşinize kin kusmaktan artık vazgeçin. Dilinizdeki Müslüman'ın sevgi söylemini, içinizde de yaşayın ve her Müslüman'ın yüzünde olması gereken o mütebessim ifadeyle kinden, nefretten arının. Zira tek taraflı yayın yapan kanallardan duyduğunuz haberlerden beslenip ektiğiniz her nefret tohumu, sadece seçime kadar duyduğumuz, seçimden sonra bir daha da işitmediğimiz bekamızı gerçekten tehlikeye sokacak.

Ülkenin bir an önce nefret kokan seçim gündeminden çıkıp ekonominin rahatlaması, seçilmiş başkanların, halkın icazetini aldığı oyun hakkını hizmetlerine başlayarak vermesi için, artık taşların yerine oturması için hizmet dolu günleri bekliyoruz...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir