Ucube Sultan Tekkesi
TAHİR SAKMAN

TAHİR SAKMAN

Ucube Sultan Tekkesi

19 Eylül 2019 - 12:41
Reklam

“Eremedim vefasına dünyanın / Bülbül konmuş sarayına Konya’nın” diye başlayan meşhur türkümüzü bilirsiniz; türküde söz edilen saray muhtemelen son dönemlerde adı sıkça gündeme gelen, bizim “Alâaddin Köşkü” diye bildiğimiz yerden başkası değildir.

Artık o saraya bülbüller konmuyor…

Bazen diyorum; kendi kendime, “bize emanet edilen tarihi eserlere hiç dokunmasak daha mı iyi muhafaza ederiz acaba?”

Ülkemizin farklı yörelerinden gelen yenileme facialarını gördükçe böyle yapmanın daha yararlı olacağı görülüyor sanki…

Hasankeyf’i sular altında bırakıyoruz. Gaziantep’teki Roma döneminden kalan köprüyü fayansla kaplıyoruz. Rize’deki 300 yıllık köprü, yenilenmesinden sadece bir yıl sonra… Şimdi yerinde yeller esiyor.

Bunlar sadece birkaç örnek, ama şimdi doğrusu korkmuyor değilim; “ucuz Çin granitleriyle İplikçi Camisi’ni, Alâaddin Camisi’ni kaplayalım da bir güzelleştirelim, şu ecdat yadigârlarını” diyerek ortaya çıkmalarından!

Tabii ki, bizden önce bu topraklarda yaşamış insanların medeniyetlerini koruma ve onları gelecek kuşaklara taşıma sorumluluğumuz nedeniyle kendi hallerine bırakmıyoruz fakat iyi niyetli olmamıza rağmen tarihi eserlerin bu niteliklerini kaybetmesine, cehaletimiz ve estetik anlayışımızla neden oluyoruz.

Özellikle bize antik dönemlerden miras kalan eserlere bakıp da imrenmemek mümkün değil. Bizden asırlar önce yaşamış insanların kurdukları şehirler günümüzde bile göz kamaştırıyor.

Günümüz teknolojisiyle yapılanlar ise… adını siz koyun!

Şehrimizin ilk yerleşim yeri olan Alâaddin Tepesi… Bu şehirde yaşayıp da Alâaddin ile ilgili anısı olmayan yoktur ve bu tepe, şehir hafızasının kalbidir.

5 bin yıllık bir geçmişin ihtişamıyla parlayan tepeyi, biz nasıl kullanıyoruz?

Kelimenin tam anlamıyla tepe tepe kullanıyoruz.

Çok şükür ki, tepeyi otopark olmaktan çıkardık, mutluyuz. Şimdilerde tarihi tepeyi döner kavşak olarak kullanıyoruz; etrafındaki ağır trafik yükü bir yana, bir de tramvayları işletiyoruz ve geçen her araç tepenin biraz daha gömülmesine neden oluyor.

Gözümüzün önünde bir tarih çöküyor, farkında mısınız?

Üzerindeki granitlerin ağırlığını geçtim; bir de çimler nedeniyle her gün sulanması, bu göçüşü hızlandırmıyor mu dersiniz?

Ya İplikçi Camisi? Duvarlarındaki çatlakların tramvay nedeniyle olmadığını kimse söylemesin bana!

Bir de Alâaddin Köşkü’nün kalıntısı var; hani, bizim halk arasında Alâaddin Köşkü diye bildiğimiz ama şimdilerde “II. Kılıçarslan Köşkü” denilen köşkün kalıntısı.

Artık unuttuk zamanını, etrafındaki kazı çalışmaları titizlikle sürdürülüyor!

Köşkün kalıntısını koruyan bir şemsiye vardı ve Konya kartpostallarının favori görüntüleri arasındaydı, “tepenin hatta şehrin simgesi bile olmuştu” denilebilir. Yorulmuştu; yıktık, yenisini yaptık…

Eskiden bakınca sinirlerim bozuluyordu şimdi artık baktıkça gülüyorum; “Bu ucube yapı daha ne kadar şehrimizle dalga geçecek acaba” diye?

Alâaddin Camisi’ni bilirsiniz; 9 asra yaklaşan bir şaheser, ecdadın bize büyük mirası. Şimdi bu ucube, 9 asırlık eserin görüntüsünü bozması, kapatması bir yana sanki bizim estetik anlayışımızı sınıyor gibi… Bir tarafta 9 asır öncesinin teknolojisi bir tarafta ise 21. yüzyıl teknolojisi… Bu mudur?

Birileri bizimle sahiden dalga geçiyor olmalı. Bu mudur tarihi korumak?

Yanılmış olabiliriz tamam, ama yanlıştan dönmek de en büyük erdemdir. Şehre yakışmayan, yerli yabancı turistlerin anlam vermekte zorlandığı bu ucube yapı derhal yıkılmalıdır. Köşkün kalıntısı cam içerisine alınabilir böylece hiçbir yeri de gölgelememiş olur.

Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’dan bunu bekliyoruz.

Bu haliyle kalırsa, bir gün gidip ellerimle birkaç parça çaput bağlayacağım sonra soranlara; “Ucube Sultan Tekkesi” diyeceğim, “buraya çaput bağlarsanız gözünüz açılır, yaşı geçkin kızlar zengin koca, parası olmayanlar cüzdan bulur” diyeceğim… Eminim; birkaç yıl sonra çaput bağlamaktan köşk unutulacak ve Ucube Sultan Tekkesi olarak tarihi yolculuğuna devam edecektir.

Not: Köşkün önüne asılan ve restorasyon bilgilerini gösteren tabelada da imla yanlışı var; Alâaddin Tepesi, “ALAADİN TEPESİ” olarak yer alıyor, ilgililerin dikkatine sunarım…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir