Enerji düşünceyi takip eder ve söz büyüdür
TAHİR SAKMAN

TAHİR SAKMAN

Enerji düşünceyi takip eder ve söz büyüdür

10 Ağustos 2019 - 19:34

Enerji, düşünceyi takip eder. Neye yoğunlaşırsanız, bir gün gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Manyetik enerji kalkanlarımızın (aura) içinde, duygu ve düşüncelerimiz yer alır. Dolayısıyla kişisel enerji alanımızı neyle doldurmuşsak onu hayatımıza çekmemiz kaçınılmazdır. Korktuğunuzun sürekli başınıza gelmesi de bundandır.  

Bu nedenle olumsuz düşünceleri zihninizden çıkarmalı, her konuda olumlu düşünmelisiniz. Düşündüğünüz her neyse onu enerjinizle beslediğinizi, büyüttüğünüzü bilmelisiniz.

Bu konuşmalarınızda da geçerlidir; olumsuz cümleler kurmayınız. Kelime dağarcığımızda kötü çağrışımlar yapan kelimeleri mutlaka çıkarmalıyız. Kazara ağzımızdan olumsuz bir cümle çıkarsa, üç kere “iptal” diyerek, iptal etmelisiniz.

Hastalık, kaza, bela vb. olumsuz kelimeleri kullanmadan önce iyi düşünün; çünkü bunları telaffuz ettikçe çağırdığınızı ve bir şekilde hayatınıza girebileceğini lütfen göz ardı etmeyiniz. Hastalık yerine “rahatsızlık” diyebilirsiniz. Mesela bir yakınınızı yolcu ederken veya bir araba aldığı zaman “kaza, bela vermesin”, “kazasız belasız git” yerine “güle güle binin”, “hayırlı yolculuklar”, “sevgiyle gidin” gibi cümleler kurarsanız hem kendinizi hem de söz konusu kişiyi korumuş olursunuz.

Unutmayın; söz büyüdür ve düşüncelerinizle olduğu kadar konuştuklarınızla da hayatınıza siz davet edersiniz. Kullandığınız kelimelerle veya düşüncelerinizle kuantum alanında onu tezahür ettirmeye başladığınızı asla aklınızdan çıkarmamalısınız.  

İsterseniz şöyle bir düşünün: Yaşamın size sundukları içinde ne kadarını hayal etmiştiniz? Her istediğiniz elbette olmamıştır, ama şunu unutmayınız ki, tezahür etmesini istediğiniz her ne ise sizin hayrınıza değildir de onun için gerçekleşmemiştir.

Bir adam düşünün; düz yolda giderken ayağı kayar ve incinir. Zahirde bu adam için bir şanssızlık olabilir, ama ya az ilerde bir kamyonun altında kalmaktan kurtarmışsa bu durum?

Dilerken “şunun olmasını istiyorum” şeklinde değil, dileğinizi olmuş kabul edip “şunu verdiğin için teşekkür ediyorum, şükrediyorum” demek, kuantum alanından maddi âleme tezahürünü hızlandıracaktır. Ev istiyorsanız; evin kapısını, penceresini elinizle açmalısınız, temizliğini yapmalısınız, eşyalarınızı ellerinizle yerleştirmelisiniz. Kendinizi o evi almış kabul edip o sevinci yaşamalısınız.

Olan her ne ise “bütünün en yüksek hayrına sevgiyle kabul etmenin” yaşamlarımızı nasıl güzelleştireceğini görebilmek idrakten geçiyor. Sufiler, “eyvallah” derler, eyvallah… Ne güzel sihirli bir sözcüktür, eyvallah… Yani “her ne gelirse Allah’tan, kabulümdür” diyor. Bu teslim olmaktır; hırstan, tamahtan arınıp, sevgiye, barışa, huzura teslim olmaktır.

Eyvallah’ı hayatınızdan/ duygularınızdan eksik etmeyin dostlar, bir de sevgiyi, barışı…

Önümüz bayram; egolarımızı, hırslarımızı kısacası nefislerimizi kurban ettiğimiz bir bayram olmasını, barış, sevgi ve huzur dolu sağlıklı ve bereketli günlerin sizleri kucaklamasını seçiyorum ve bu seçimimi kalbimle onaylıyor, sevgimle destekliyorum…

Sevgili dostlar, bayramdan sonra bir müddet sizlerden uzak kalacağım, dönüşte sizlerle olmayı ve sizleri de burada bulmayı umuyorum, sevgiyle kalın…

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • M. Tanrıkul
    3 gün önce
    Söz tohumdur bir gün yeşeriverir. Söze dikkat... Teşekkürler sayın yazar...

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir