"Neme lazım be Sultanım"
NAZMİ SIRIT

NAZMİ SIRIT

"Neme lazım be Sultanım"

04 Mart 2019 - 16:51 - Güncelleme: 20 Mart 2019 - 14:39

Değerli okuyucularım; bugünkü yazımı kıssadan hisse ibret alınacağını düşündüğüm tarihi bir mektuba ayırıyorum...  

Osmanlı hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayâl eder durur....
Günün birinde “Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı?” 
diye derin derin düşünmeye başlar... 
Bu gibi soruları genelde süt kardeşi meşhur âlim Yahyâ Efendi’ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder... 
Güzel bir hatla yazdığı mektubunu ferasetine  inanıp,güvendiği Yahyâ Efendi’ye gönderir... 
-Sen ilahî sırlara vâkıfsın. 
-Kerem eyle de bizi aydınlat. -Bir devlet hangi halde çöker? 
-Osmanoğulları’nın âkıbeti nasıl olur? 
-Bir gün olur da bizde izmihlâle uğrar mıyız?” 
şeklinde sorular içeren mektubunu gönderir....

Güzel bir hatla yazılmış mektubu okuyan Yahyâ Efendi’nin cevabı bir bakıma çok kısa, bir bakıma içinden çıkılmaz bir hâl alır:

“Neme lâzım be Sultânım!”

Topkapı Sarayı’nda bu cevabı hayretle okuyan Sultân, bir mânâ veremez. Yahyâ Efendi gibi bir zâtın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini pek inanamaz. 
Söylenmeye başlar kendi kendine... 
-“Acaba bilmediğimiz bir mânâ mı vardır bu cevapta?”
diye
 Nihayet kalkar, Yahyâ Efendi’nin Beşiktaş’taki dergâhına gelir. 
Sitem dolu sorusunu tekrar sorar:

-“Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al!”

-“Sultânım sizin sorunuzu ciddiye almamak kâbil mi? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz ettim.”

-“İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. 
-Sadece “neme lâzım be Sultânım!” demişsiniz. 
-Sanki “Beni böyle işlere karıştırma” der gibi bir anlam çıkarıyorum.”

Bunun üzerine süt kardeşi Yahya efendi kendisine ders niteliğinde şu tarihi cevabı verir....

“ Sultânım ! 
-Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şâyi olsa, işitenler de “neme lâzım” deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa. 
-Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryâdı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. 
-Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimâd ve hürmeti sarsılır. 
-Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. 
-Çöküş ve izmihlâl de böylece mukadder hâle gelir...”

Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tasdîk eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir âlime memleketinin sahip olduğu için Allah’a şükreder. Yahya Efendi'ye ise bu tür tenbihatları mutlaka kendisine yapması gerektiğini anlatır....

Değerli okuyucular her kelimesinin bilhassa ülkeyi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar tarafından tekrar,tekrar okunması ve zihinlere nakşedilmesi gereken bu tarihi mektup, Topkapı Sarayı'nda sergilenmektedir..

Kalın sağlıcakla....

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • HAYRETTİN AGRILI
    4 ay önce
    UMULURKİ MESAJ HEDEFİNE ULAŞSIN MÜTHİŞ DERS TEBRİKLER KARDEŞİM

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir