Reklam
M e c l i s i n İ t i b a r ı
NAZMİ SIRIT

NAZMİ SIRIT

M e c l i s i n İ t i b a r ı

14 Ocak 2019 - 15:44 - Güncelleme: 15 Ocak 2019 - 23:12

Cumhuriyet tarihimizin ekonomik, sosyal ve siyasal alanda en sıkıntılı dönemi yaşanırken, bunalımdan çıkışın yegane adresi olarak gördüğümüz demokrasimizin mabedi sayılan T.B.M.M.'nin kayıkçı kavgasına benzeyen tartışmalarla bilinçli olarak meşgul ediliyor olması, güvendiğimiz dağlara karların yağmasına ve ümitlerimizin kaybolmasına yol açmaktadır... 

Bugün için ciddi bir kamuoyu araştırması yapılsa en güvenilmez kurumlar arasında ilk sırayı açık ara meclisimizin ve siyaset kurumumuzun alacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın...

Ortaya çıkan bu sonuç asla sürpriz sayılmamalıdır. Zira meclisimiz şeytan taşlamaktan maalesef ibadet etmeye fırsat bulamamıştır. Öyleki bir yanda kendi maaşlarına menfaatlerini ön plana çıkartarak astronomik artışı sağlarlarken, sadece milletvekili ve ailelerinden başka hiç kimseye layık görülmeyen ağız ve diş sağlığında implant adetini artırma düzenlemeleri parlementoya duyulan güvensizliğin nedenlerinden sadece bir kaçıdır...

Elbette Meclisimizdeki erozyonun sebebi sadece bunlarla sınırlı olmayıp, battı balık yan gider hesabı yaşanılan curcunalı tabloda liyakat, ehliyet, bilgi, beceri hiçe sayılarak ahbap çavuş ilişkisiyle kerameti kendinden menkul kimseler makam, mevki ve iş sahibi edilmekte, hatta aynı aileden bir değil, iki değil, üç değil tam dört kişiden kimisine vekillik, kimisine elçilik, kimilerine de yüksek maaşlı danışmanlık hizmetleri ihdas edilerek, siyasetçiye olan güven tamamen yok edilmektedir...

Ülkemizi yönetenlerin magazin sayfalarına yansıyan, debdebeli ve şaşalı yaşamlarına, yaşadığımız büyük ekonomik krize rağmen, eski tas eski hamam aynıyla devam ediyor olmaları toplum vicdanını yaralayan rahatsızlıklar olmuştur.

Şimdi gelelim esas meseleye!

Asıl üzerinde durmamız gereken konu son zamanlarda meclis çatısı altında görmeyi hiç arzu etmediğimiz, her türlü diyalogdan uzak, iktidar muhalefet kavgalarıdır....

Buradan konunun muhataplarına sormak isterim.

Sokak kabadayılarına taş çıkartan, külhanbeyi edasıyla, neredeyse birbirinizin gözüne sokarcasına işaret parmaklarınızı sallayarak sarfettiğiniz tehdit ve hakaret içeren sözlerle Allah aşkına nereye varmak istiyorsunuz, söyler misiniz?

Bir tarafta radyo ve televizyonlarımızda kamu spotlarıyla her türlü şiddet kınanırken ve böyle yayınlar yasaklanırken, diğer tarafta meclisteki bu tür çirkin görüntüler sizce bir garabet ve çelişki değil midir?

Milletçe sizlerden ricamız; lütfen kendinize geliniz ve gözünüz gibi sakınacağınız meclisimizin itibarına daha fazla gölge düşürmeyiniz.

Enerjinizi türbünlere oynayarak tüketmek yerine yaşadığımız büyük krizden etkilenen işçimiz, memurumuz, köylümüz, esnafımız, sanayicimiz, emeklimiz ve dar gelirlilerimizin problemlerine nasıl çare oluruz diye çaba göstererek harcayınız.

Unutmayınız ki!

'Sel gider kum kalır' Günü gelince sizler görev sürenizin hitamında evlerinize dönerken ATA'mızın 'EGEMENLİK KAYITSIZ, ŞARTSIZ MİLLETİNDİR, diyerek aziz TÜRK milletine emanet ettiği  T.B.M.M.sonsuza dek yaşayacaktır.

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir