Reklam
Leylaklar dökülüp... Güller ağlasın...
NAZMİ SIRIT

NAZMİ SIRIT

Leylaklar dökülüp... Güller ağlasın...

13 Nisan 2019 - 21:47

Ölümünün 26. yıldönümünde

T U R G U T   Ö Z A L

Bugün 17 Nisan 1993 tarihinde görevi başında kaybettiğimiz Türkiye Cumhuryeti'nin 8. Cumhurbaşkanı...

45. ve 46. Hükümetin Başbakanı...

Anavatan Partisi Genel Başkanı...

Merhum TURGUT ÖZAL’ın ölümünün 26. yıldönümü…

Onun idealist, demokrat kimliğiyle Cumhuriyet tarihimizde fırtınalı yıllar olarak hatırlanan, siyasal, sosyal ve ekonomik sahalarda büyük sıkıntıların yaşandığı 12 Eylül 1980 sonrası kaos ve kargaşa dönemini suhuletle ve sukunetle yöneterek, ülkede toplumsal huzur ve barış ortamını sağlaması kadar,

Cuntacı, yasakçı zihniyetin ürünü olan 1982 Anayasasından insan temel hak ve hürriyetlerini tahdit altına alan ayrık otlarının temizlenmesi ve  demokrasimizin uluslararası standartlara kavuşturulması çabaları da ayakta alkışlanacak tarihe mal olmuş icraatlarındandır...

Tarihi 24 Ocak kararlarının da baş mimarı olarak adından söz ettiren merhum ÖZAL, ülkede baş gösteren büyük ekonomik kriz döneminde..... Kıtlıkların, kuyrukların, yoklukların ve kara borsanın tozunu attıran lider olarak da hafızalarda yer etmiştir.

Merhum ÖZAL’ı müstesna kılan en temel özelliklerden birisi ise; adına 'MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK RUHU' dediğimiz, ‘‘Türk Milletinin tüm fertlerini kaderde, tasada ve kıvançta ortak paydada bir araya getirme’’ arzusuyla kurduğu, amblemindeki sağ elle sol eli birleştirerek tüm Türkiye'yi kucaklayan...

Arılı, petekli logosuyla; çalışmayı, üretmeyi ve kalkınmayı esas alan  ANAVATAN Partisi'nin öncülüğünde, uluslararası arenada, her alanda dünya ile yarışan, bunu başarmak için de globalleşmenin ve yasaksız demokrasinin önündeki tüm bürokratik engelleri ve tabuları da yıkmış olmasıdır...

Naçizane bendeniz de kendileriyle Anavatan Partimiz saflarında uzun bir süre İl Başkanı olarak birlikte siyaset yapma şerefine nail olmuş biri olarak, yaşadığım büyük onuru ömür boyu kalbimin derinliklerinde muhafaza edeceğim... 

ÖZAL' I FARKLI KILAN, TABULARI YIKAN DEĞİŞİM HAMLELERİ

◾DİN ve VİCDAN HÜRRİYETİ

Türk Ceza Kanunu'nda suç kabul edilen, demokrasimizin utanç abidesi yasaklarla, kararlılıkla mücadele edilerek, her türlü inanç ibadet hürriyetlerinin önündeki bariyerlerin ortadan kaldırılması...
Kimsenin dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamayacağının ve cezalandırılamayacağının yasal güvence altına alınması ve buna engel teşkil eden  anayasanın ilgili 163. maddesinin yürürlükten kaldırılması olmuştur.

◾DÜŞÜNCE VE DÜŞÜNCEYİ İFADE EDEBİLME HÜRRİYETİ

 Eşrefi mahlukat içerisinde ALLAH'ın sadece insana bahşettiği insan olmanın esas ögesi olan düşünmeyi ve düşündüğünü ifade etmeyi yasaklayan temel hak ve hürriyetlerin önünde engel teşkil eden anayasanın 141 ve 142. maddelerinin bütünüyle kaldırılması olmuştur..

◾TEŞEBBÜS HÜRRİYETİ

Globalleşen dünyamızda bütün sektörlerin büyümesini, gelişmesini ve dışa açılmasını engelleyen ekonomimizin önündeki köhneleşmiş gümrük mevzuat hükümlerinin rafa kaldırılarak, çağdaş normlara kavuşturulması, ihracatın teşvik edilmesi ve en önemlisi Türk Parasını Koruma Kanununda yapılan değişikliklerle liranın konvertibl hale getirilmesi ve  dünyanın her yerinde işlem görmesiyle büyük ihracat ve üretim patlaması yaşanmıştır...

* Dış politikada ise bir tarafta Sovyetler Birliği'ndeki bağımsızlık ve özgürlük mücadelelerini önceden görebilme sezisi ile birlikte ‘‘Adriyatik’ten Çin denizine kadar Türk illeri’’ hedefi ve entegrasyonu doğrultusunda Karadeniz Ekonomik İşbirliği’’ antlaşmalarına öncülük etmesidir.

Diğer tarafta ise Cumhuriyetimizin kurucusu  M. Kemal Atatürk’ün; ‘‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh!’’ hedefinde milli menfaatlerimizden ödün vermeksizin haysiyetli ve onurlu dik duruşudur!

Merhum ÖZAL’ın en temel ayrıcalıklı özelliği ise insan sevgisiyle ve tevazu dolu yapısı ile olaylara farklı yaklaşımı ve getirdiği pratik çözümleri olmuştur. 

O milletin ta kendisidir ve siyaseti kavgadan uzak, ikna, uzlaşma ve hoşgörü ekseninde ‘‘HALKA HİZMET, HAKKA HİZMET’’ düsturuyla icra etmiş olmasıdır.

"Her nefis ölümü tadacaktır" inancı gereği;

17 Nisan 1993'te aramızdan ayrılarak ebediyete intikal eden 8. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve ANAVATAN Partimizin Kurucu Genel Başkanı merhum TURGUT ÖZAL'a 26. ölüm yıldönümünde ‘‘LEYLAKLAR DÖKÜLÜP GÜLLER AĞLASIN" diyerek, tüm sevenleriyle birlikte el sallarken... 

Siyasal, sosyal ve ekonomik sahada yaşadığımız büyük sıkıntılarla birlikte, sevgiden, hoşgörüden ve uzlaşma kültüründen gittikçe uzaklaştığımız bu günlerde, eksikliğini daha çok hissettiğimiz, çocuklarımızın tonton dedesi, milletimizin sevgilisi, demokrasimizin birleştirici gücü, devlet adamı merhum TURGUT ÖZAL'ımızı

Saygıyla, minnetle, özlemle yâd ediyorum.....

Hatırası ve eserleri önünde bir kez daha saygıyla eğilerek, Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum...

RUHU ŞÂD, MEKANI CENNET OLSUN....

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir