Altın öğütler ve temenniler...
NAZMİ SIRIT

NAZMİ SIRIT

Altın öğütler ve temenniler...

01 Nisan 2019 - 21:02

Her gün bir yerden göçmek;
Ne iyi...
Her gün bir yere konmak;
Ne güzel...
Bulanmadan, donmadan akmak; 
Ne hoş...
Dün dünle beraber gitti; 

Can cazım…
Ne kadar söz varsa; 
Düne ait…
Şimdi yeni şeyler, söylemek lazım!                (Hz.Mevlâna)
 
Cumhuriyet tarihimizin uzun yıllar hafızalarımızdan silinmeyecek tartışmalarına sahne olan, demokrasimizin çok büyük yaralar aldığı, üzerinde fırtınalar kopartılan bir seçimin nihayet sonuna gelmiş bulunuyoruz...

Türkiye genelinde sonuçların üç aşağı beş yukarı netleşmeye başladığı bu dakikalarda İstanbul ilimiz üzerindeki sis perdesinin de bir an önce kalkarak, kamu vicdanını rahatsız etmeden sonucun açıklanmasını beklerken... 

Kazanan adaylarımız kadar gerek değişik siyasi partilerimizden olsun, gerekse bağımsız olarak bu yarışa iştirak eden tüm adaylarımızı, medeni cesaretlerinden dolayı gönülden tebrik ediyorum ve sonuçların hayırlı olmasını diliyorum..

*

"Sel gider kum kalır" hesabı propaganda amaçlı söylenenlerin hepsi de artık gerilerde kaldı... 

Şimdi ‘‘İnsanların en hayırlısı, insana hizmet edenidir!’’ sözü gereği başta ekonomik sıkıntıları ve istihdam sorunlarını çözmek üzere artık hizmet zamanıdır...

İyi bilinmelidir ki, alan da veren de, ölümsüz ve vazgeçilmez olan da yalnız CENAB-I ALLAH'tır (C.C.)

Baki olan ise hizmetlerdir.

‘‘Gök kubbede hoş bir seda bırakabilmek’’ üzere yola çıkmış, ŞEHR-İ EMİN, yâni şehrin emin ve güvenilir insanlarına başarı dileklerimizle tebriklerimizi sunarken....

Çiçeği burnunda belediye başkanlarımıza, encümen üyelerimize, tabiki de muhtarlarımıza yol haritası ve MANİFESTO olarak görmelerini arzu ettiğim hususları naçizane dikkatlerine sunmak istiyorum...

*

Makamlar gelip geçici, hizmetler kalıcıdır...

Bu bilinçle;

*Ne oldum değil, ne olacağım... 

Ne yaptım değil, ne yapacağım diyerek işe başlayın...

*Belediye hizmetlerini; liyakat, ehliyet, bilgi ve beceriye sahip kadrolarla, emaneti ehil ellere vererek sürdürünüz...

*Devir geçer, devran döner, şaşaa ve şatafat biter, geriye sadece hizmetleriniz ve ahde vefalı dostlarınız kalır, bunu asla unutmayınız...

*Gururunuzun ve kibrinizin esiri olmayın...

Asla karlı dağları ben yarattım duygusuna kapılmayın...

*Parti rozetinizi mümkünse çıkartıp atın, herkesin başkanı olun,tüm kesimleri kucaklayın...

*Dürüst olmak kadar dürüst kalmak da önemlidir... Şeytana uymayın, doğruluktan asla şaşmayın...

*Asla süt alıp, yoğurt borcuna girmeyin...

‘‘Yaradılanı severim Yaradandan ötürü’’ anlayışı gereği kimseyi ötekileştirmeyin...

*Hak kuvvetlinin değil, hak haklı olanındır tezine hep sahip çıkın...

*İstişare sünnettir..

 Bunu bilerek, işin ehline mutlaka danışın...

*Özellikle kendinizi, ailenizi ve yakınlarınızı akçeli işlerden uzak tutun...

* Fakire ve fukaraya sahip çıkarak kimsesizlerin sesi olun...

Onları rencide etmeden, sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek şekilde koruyun ve kollayın!

*Makamınıza çakılıp kalmayın, koltuğun sahibi zaten sizlersiniz..

*Tebdili mekan edip, halkın arasına karışın...

*Pazara kadar değil, mezara kadar birlikte olacağınız duygusunu halkımıza hissettirin...

*Ölü evinde ağlayın, düğün evinde oynayın...

*Şımarmayın, havalanmayın, uçmayın, tevazu ve hoşgörüyü asla elden bırakmayın...

*Vatandaşla olan problemlerinizi kol bükerek değil, uzlaşarak çözün...

*El eli yıkar, elde yüzü yıkar misali; takım oyununa önem verin...

*Bencil olmayın, ben değil, biz demesini bilin...

*Bireysel hizmetlerden çok toplumsal hizmetlere ağırlık verin...

*Popülizmden uzak durun... Halk dalkavukluğuna asla pirim vermeyin...

*Bir günün beyliği beyliktir; vur patlasın, çal oynasın deyip de milletin parasını çar çur etmeyin.. Tasarrufa riayet edip lüzumsuz israftan kaçının..

*Hesapsız, kitapsız, plansız, programsız, ben yaptım oldu mantığıyla iş yapmayın..

*Göz boyayarak günü kurtarmak yerine, yarınların düşünü kurarak çalışın...

*İhtişam ve gösterişten uzak durun...

*Billboardlarda değil, gönüllerde taht kurun!
* ‘‘Kırk ölç, bir biç’’ sözü gereği; adımlarınızı düşünerek ve ölçülü atın...

*Riyaset makamını hiçbir zaman hacet kapısı, geçim kapısı olarak düşünmeyin... Hizmet kapısı olarak görün...

*Şeffaf olun, şefkatli olun, geniş düşünün, sizi övenlerden çok tenkit edenlere kulak verin...

*Bırakınız medyatik çalışmalarla arz-ı endam etmeyi bir kenara, farklılığınızı faklı icraatlar ile ortaya koyun...

*Doğruluk şiarınız olsun, adam gibi adam olun, adil ve adaletli olun...

Ve son olarak, sorumluluğunuzun bilinciyle;

‘‘Halka hizmet, Hakka hizmettir!’’ prensibiyle; çok çalışın, vebalini üzerinize aldığınız oyların karşılığını, hizmetinizle seçmene ödeyerek, helal ettirin...

Unutmayınızki!

Önemli olan ne kadar yaşadığınız, ne kadar süre makamda kaldığınız değil;

Nasıl yaşadığınız ve ne kadar hizmet ettiğinizdir...

Hiç bir zaman hatırınızdan çıkartmayınız ki!

Mezarlıklar sayısız mezar taşlarıyla doludur...

Kalın sağlıcakla...

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Erkan ÖZGÖRGÜLÜ
    4 ay önce
    Helal olsun Nazmi kardeşim.. Yazını Facebook da okuyamadım.. Zira çok küçük..! Araştırıp kaynağından okudum.. Tebrik ediyorum.. Selamlar..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir