Reklam
1789'dan 2018'e Fransa
M. LATİF YILDIZ

M. LATİF YILDIZ

1789'dan 2018'e Fransa

10 Aralık 2018 - 15:15

Fransa’da yaşanan, Hollanda, Belçika ve Almanya’ya sıçrayan olaylar beni 1968 yılından İstanbul’da gazeteciliğe merhaba dediğim; İstanbul Üniversitesi Beyazıt Meydanındaki miting ve 1969 da doruğa çıkan 6. Filoya ve de ABD’ye karşı protesto gösterilerine götürdü.

14 Temmuz 1798 Fransız İhtilali ile başlayan Demokrasi hareketinden 179 yıl sonra Mayıs 1968’de yeni bir kuşak ortaya çıkmıştı. 17 Kasım 2018 yani 1789’dan 229 yıl ve de 1968’den 50 yıl sonra yine Paris’te bu sefer “Sarı Yelek” adıyla yeni bir eylem başlatan Fransızları bütün dünya kaygı ile izliyor.

Aslında sokak eylemlerinin mucidi Milattan Önce 469-470 yıllarında ünlü düşünür Sokrates’tir. Sokrates tarihin en ilginç kişiliklerinden biridir. Yazılı eser bırakmadığı için onunla ilgili bilgileri öğrencileri olan Platon ve Xenophon’un eserlerinden öğreniyoruz.

Heykeltıraş, baba ve ebe bir annenin oğlu olan Sokrates şaraptan, aşırtı yemekten, zevk verici alışkanlıklardan uzak, sade tavırlı, sözüne ve borcuna sadık, dürüst, dirençli, güçlü üstünde harmani ve çıplak ayakla dolaşan halktan biri idi. Onu ünlü yapan sokakta, çarşıda, parklarda gençlere verdiği serbest konuşma şeklinde geçen dersleriydi. Düzen sahibi egemen güçler Sokrates’in büyük taraftar kitlesine ulaşması, yönetimi eleştirmesi üzerine gençlerin ahlakını ve düzeni bozan dinsiz biri olarak yargıladılar. Atina halkını, soyluları, devleti, tabii ki yargıç ve yargıyı yerden yere vurunca “baldıran” zehiri ile idam hükmü verildi. ( Baldıran zehiri Maydanozgillerden bir bitki olup o yüzyılda idam için kullanılırdı.) 

1968 kuşağına olarak kendi hesabıma önem veririm. Çünkü dünyada üstlendiği anlam benim için önemliydi. 2. Dünya Savaşı sonrasında “Soğuk Savaş” ortamında, yeni bir dünya düzeninde, başı çeken gençlerin kendilerine sunulan hayattan hoşnut olmadıklarını ortaya koyan tepkiydi. Politik, ekonomik, eğitim alanlarında yeni bir dünya talep ediyorduk.

1968 iktidara kalkışan hareket değildi. “Bizde varız, buradayız, Bizimde taleplerimiz var” diyorduk. Toplumsal dönüşüme, muhalefet yaparak katkıda bulunmak istiyorduk. 1968’in dünyada başlattığı değişimi biz de yaşamak istiyorduk. 1968 kuşağı bütün dünyada olduğu gibi önce insan, önce hak, önce adalet, önce eşitlik, önce demokrasi diye yol aldı. Bu gün varmış gibi gördüğünüz birçok alışkanlık ve hakları 68 kuşağının direnci ile elde ettik.

Fransa’da başlayan olayları yerli ve yabancı medyada izlediğime göre gelişen eylem ve talepler mevcut teknolojinin sağladığı imkânlara rağmen geniş halk kitlelerini değil, mutlu bir azınlığı yaşattığı ve egemenleri beslediği için karşı çıkılıyorlar. 68 hareketi yenidünyayı mümkün kılarken 2018’in yenidünyası gerekleri yaşam şartları yârine getirilmediği için başta “bir avuç işe yaramaz” denilen sarı yelekliler hareketi baş gösterdi.

Anlaşılan Emperyalist haydutların neoliberalizm adı altında uyguladıkları temel insan taleplerine ve emek düşmanlığına karşı bir çıkış başladı. Neoliberal yöntem kitleleri yoksul bıraktı, hayat pahalılığı yarattı; mutlu azınlığı için halkın büyük kesimini baskı altında tuttu. Kapitalist sistemin miadını doldurmuşa benziyor. Uluslararası finansörlerin Neoliberal ve otokrasiye dayalı oligarşik güvenlik tedbirleri sonucu talepleri şiddet ile bastırma yöntemi başta Fransa, Hollanda, Belçika ve Almanya’da kaosa ve başkaldırıya yol açtığı bir gerçektir. 

Akaryakıt fiyatları ile eyleme başlayanlar; birçok ülkede çalışanların ortak talebi olan hayat pahalılığı, ücretler, satın alma gücü, vergi gibi farklı taleplere yoğunlaştılar. Hareketin belirgin özelliği açık biçimde sendika, dernek ve siyasi partilerin eyleme müdahil olma isteklerini geri çevirerek şimdilik siyasi yapıya bürünmeyi ret ediyorlar.

Sarı yelekliler hareketi nereye doğru gider şimdiden kestirilemez, bekleyip göreceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir