Reklam
  • Reklam
Ayşe'nin ardından...
Reklam
HAŞMET ÖYKEN

HAŞMET ÖYKEN

Ayşe'nin ardından...

02 Ağustos 2017 - 13:12

Gazeteciliğin en meşakkatli dönemleriydi,

Teleks, karanlık oda, intertip, kumpaslar, kurşun harfler...

Ustalar vardı; Gazete bağlayan, dizen, basan, mücellitler,
kırımcılar.

Sonra kalfalar, çıraklar.

Ve yazı işleri, Müdürler, genel müdürler, istihbarat
şefleri, spor müdürleri, muhabirler ve musahhihler...

Bir gün patronlar beni yanlarına çağırıp, 'Bir haftaya kadar ofset çıkacağız' dediklerinde nihayet yerel
basında değişim günlerine gelinmişti.

Bilgisayar, pikaj, montaj, mum makinası ile tanıştık.

Mevcut kadroları yeni teknolojiye monte ettik. Kimse işinden
gücünden olmadı.

Hatta bir ara elemana daha gereksinim çıktı.

İstihbarat müdürümüz yeğenini aldı geldi, kendimizden diye!

Ayşe...Her işi 
herkesin yaptığı Yeni Konya
gazetesinin artık bir sekreteri olmuştu.

Telefonlara bakacaktı ama, gazete, 
matba, muhasebe, Kırmızı kütüphane, şirket yönetimi ve dahi patronların
tüm telefon trafiğini Ayşe'nin üstüne yükledik.

Yetmedi; Ayşe istihbaratları topla, Ayşe ilçe haberlerini
yaz, Ayşe tasihlere yardım et, Ayşe pikaj montaja koş, Ayşe teleks'e bak, Ayşe
faksta ne var, Ayşe karanlık odanın film banyolarını hazırla, film sar, karta
bas, misafirleri ağırla, masaları düzenle...

Ayşe 'Gık' demedi.

Biz mi ona ağabeylik o mu bize ablalık yaptı bilinmez.

Ne bir gün tahlil etti kararlarımızı, tavırlarımızı.

Ne de fikrini söyledi.

Ayşe sırdaş, Ayşe dert ortağı, Ayşe abla, Ayşe anne, Ayşe kardeşti.

Bir veda günü , 'Abi
sensiz buralar ...' dediğinde
gözyaşlarını saklayamadı.

Oysa o öylesine kırılgan, öylesine naifti ki, için için
ağlar gözyaşlarını hep saklardı.


.....


Güleryüzlü vefakar kardeşim benim.

Sen yerel gazetelerin mutfağının tuzu , biberi, çeşnisiydin.

Işıklar içinde uyu, seni unutmayacağız...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar