Reklam
  • Reklam
YILIN SON ÇEYREĞİ
Reklam
FATMA DAĞLI

FATMA DAĞLI

YILIN SON ÇEYREĞİ

31 Ekim 2015 - 15:19

Merhabalar …

                    

           Yılın son çeyreğine girdiğimiz bu günlerde, toplumda hemen hemen her kesimde geçen yılın değerlendirilmesi yapılmaya başlandı. Yılın bitmesine çok az bir zaman kala  kişilerin, firmaların ve devletin mali analizleri çokta iç açıcı değil.

  

           Koskoca bir yılda kapatamadığımız bütçe açıklarını, bu saatten sonra ne yapılırsa zarardan kardır mantığıyla,  son çırpınışlarla azda olsa küçültmeye çalışıyoruz. Zaman, gerek bireysel anlamda, gerek toplumsal anlamda gerekse de devlet açısından, şapkayı önümüze koyup düşünme zamanıdır.

 

           Geçen süre içerisinde birçok anlamda olumsuzluklar yaşandı, maalesef yaşamaya da devam etmekteyiz. Bu gün mü düzelir yarın mı düzelir derken günler çabucak geçti, elde edilen ve bütçeyi rahatlatan fazla bir şey olmadan beklentilerle bu güne ulaşıldı. Tabi ki, sabırda bir yere kadar. Atılan adımlarla,  görülen o ki çeyrek adım yol alınabilmiş.

 

           Bazı yatırımcılar açısından baktığımızda, en azından, kalan çeyrek dönemi biraz olsun, iyi diyebileceğimiz bir sonuçla  kapatabilir miyiz, düşüncesinde.! Şuandaki bütün çaba bu yönde. Bu yüzdende kolay para kazanma yolunu seçenler yada yılların birikimini nerede değerlendirsem diye düşünenlerden birçoğu, son dönemde yükselişe geçen, bazı hisse senetlerinde ve uzun vadeli tahvilde değerlendirmeyi tercih ediyorlar.

 

           Dokuz aylık bu dönemin, firmalar açısından da çok parlak geçtiği söylenemez. Tahsilatlarda ki gecikmeler, ödemelerdeki gecikmeyi de beraberinde getirmekte, dolayısıyla bir yerdeki tıkanma tüm kesimi etkisi altına almaktadır. Vadesinde ödeme kabiliyetini yitiren firmalar prestij kaybı biryana, daha sonra yapılacak yatırımlar içinde umut kaybına uğramaktadırlar. Özellikle ekonomiyi emeğiyle ayakta tutan, az parayla çok iş yapmaya çalışan küçük yatırımcı ve ülke ekonomisin bel kemiği birçok büyük firmalar iflas etmiş ya da iflasın eşiğindeler. 

 

          Avrupa dan farklı olarak, neredeyse tüm Türkiye de özellikle Anadolu da, yaygın olan bir kültürde vereceğine sadık olunduğu kadar, söz konu olan alacağı olunca genelde karşı tarafın zamanının da ödemesi beklenir. Gerek müşteri kaybederim, gerekse istesem doğru olmaz düşüncesiyle, zamanının da tahsil edilemeyen alacaklar, nakit krizine neden olmaktadır. Oysa Avrupa da zamanı gelen alacağını istemek son derece normal ve olması gereken bir durumdur. Aslında öylede olması gerekmez mi …!

 

          Ne diyelim yüzümüzden gülümseme hiç eksik olmasın, zamansız acılar bizi bulmasın. 

Son Yazılar