Reklam
Mobbing ayıbı (suçu)
BÜLENT EŞMEKAYA

BÜLENT EŞMEKAYA

Mobbing ayıbı (suçu)

03 Ocak 2019 - 09:34 - Güncelleme: 16 Ocak 2019 - 13:53

Mobbing ayıbı (suçu)

Geçmişten beri uygulanan ama son zamanlarda sıkça duyulan ve kullanılan bir kavramdır mobbing, ama bunun yasallığı veya yasa dışılığı konusunu pek çok kimse bilmez. Ciddi sonuçları olan ve hatta mağdurlarının yaşamlarını işsizliğe ve açlığa mahkûm edecek kadar alt üst eden bir süreci ifade eder. Bu yüzden başlığı bir ayıp olarak kullandım. Aslın da ayıptan da öte yasa dışı bir suç da diyebiliriz. Kendi çıkarları için sosyal ve ekonomik hak gaspıyla sonuçlanan hem psikolojik hem de sosyolojik işlenmiş bir suçtur.Mobbing, psikolojik taciz veya yıldırma, işyerinde bir başka kişiyi ve/veya kişileri rahatsız edici, cinsel tacizlere kadar varan ahlak dışı, sistemli ve süreğen uygulanan söz ve davranışlar olarak tanımlanabilir. Bu tür uygulamalar ve davranışlar kötü niyetli ve kasten uygulanan, kişiyi yıldırmaya ve işinden veya faaliyetlerinden edip uzaklaştırmaya veya işin de ilerlemesinin önünü kesmek amacıyla başarısız göstermeye yöneliktir. Yani bazı durumlar da başarısız kılınması bazı durumlar da da işinden uzaklaştırılması amacıyla uygulanır. Hangi yönden bakarsanız bakın bu emekçilere karşı işlenen ayıptan da öte suçtur ve yasalar da cezası vardır.Buna karşı direnmek ve mücadele etmek emekçilerin tartışılmaz hakkıdır.

- Her Yapılan Olumsuz Davranışlar Mobbing Olmayabilir

İşyerinde karşı karşıya kalınan her türlü olumsuz davranış mobbing olmayabilir. Olumsuz davranışların sürekli ve sistematik biçimde yapılıyor olması gerekir. Süreklilik göstermeyen,sıkca tekrarlanmayan kaba ve nezaketsiz davranışlar mobbing olmayabilir. Bazen bu tür olumsuzluklar iş yoğunluğundan ve stres altında çalışmanın bir sonucun da ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla doğrudan kişinin şahsına yönelik olmayabilir veya olsa da ani gelişen sürekliliği olmayan,gelip geçici bir durum söz konusu olabilir.İşyerinde kişiye yönelik yıldırma uygulaması kasten yapılıyor olması gerekir. Aşağılama, dışlama, hakaret ve taciz davranışlarının uzaklaştırma, başarısız ve beceriksiz göstermeye yönelik olarak kasten yapılıyor olması gerekir.Bu tür yıldırmaya yönelik olumsuz ve kötü davranışlar sadece işveren ve amir konum da olanlardan değil aynı zamanda çalışma/ mesai arkadaşlarından da gelebilir ancak işyerinde psikolojik taciz araştırmalarına bakıldığında bu tür davranışların en çok işveren ve amir konumun da bulunan kişiler tarafından uygulandığı saptanmıştır.

- Yargıtay Bakışı

Yargıtayın E.2012/1925 sayılı kararıyla mobbing olarak nitelendirilen davranışlar; Çalışan kişinin kendisini göstermesinin engellenmesi, sözünün sürekli kesilmesi, yüksek sesle azarlanması ve aşağılanması, sürekli eleştirilmesi, çalışan iş ortamında yokmuş gibi davranarak sürekli hiçe sayılması, iletişimin kesilmesi, düşüncelerine itibar edilmemesi, asılsız söylenti çıkarılması ve iftira atılması, hoş olmayan imalarda bulunulması, nitelikli iş verilmemesi, basit işler verilip sürekli yer değiştirilmesi, devamlı ağır işler verilmesi ve fiziksel şiddet tehdidi ve sürekli taciz edilmesi” olarak sayılmıştır.

- İşverenin İşçiyi Koruma Görevi

İşveren, işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri alması koşuluyla görevi vardır. İşçilerin kötü davranış ve muamelelere karşı korunması görevini yerine getirmeyen işveren görevi ihmal suçu işlemiş olur.

- Mobbinge Maruz Kalan Mağdur Ne Yapmalı?

İşyerinde mobbinge maruz kalan işçinin; İş kanunua göre iş sözleşmesini kıdem alabilecek şekilde haklı nedenle feshetme ve ayrımcılık tazminatı isteme hakkı vardır. Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’na göre de tazminat isteme hakkı vardır. Ayrıca mağdur işçi, psikolojik tacizde bulunan yöneticisini de yasalar çerçevesin de dava edebilir ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. İşyerinde mağdur edilen işçi, yöneticilerinden değil, çalışma arkadaşlarından dolayı olumsuz davranışa maruz kalıyorsa bu durumu mutlaka işverene bildirmesi gerekir. İşverenin ilgilenmemesi ve görevini yerine getirmemesi durumun da hem ilgilenmediği için işverenine hem de olumsuz davranışlar da ve taciz de bulunan çalışma arkadaşları hakkın da dava açma hakkı vardır.Ancak burada işin en zor ve zaman zaman imkansız hale gelen kısmı bu mobbing uygulamasının kanıtlanmasıdır.Bir takım kanıt oluşturabilecek kayıtlar veya tanıklarla yapılabilir.Aslın da bu hakların varlığından daha çok kullanılabiliyor olup olmadığı tartışılması gereken bir konudur.İşte zurnanın zırt dediği yer de burasıdır ve aksayan yönlerinin ele alınıp Çalışma yasasının tekrar gözden geçirilerek düzenlenmesi gerekir e n azından bu tür olumsuzluklara maruz kalan işçinin,emekçinin savunması ve hakkını yasalarla koruyabilmesi için koşulların,kanıtların ve tanıkların güvence altına alınması gerekir.Bu sağlanmadığı sürece mağdur edilen işçinin,emekçinin kanıt sunabilme ve kendisinin ve tanıklarının işini kaybetme riski ortadan kalkmayacak ve bu yasal hakkını hiçbir zaman kullanamayacaktır.Yani yasalar uygulanabilmekten öte sadece yazılı kalmaktan öteye gidemeyecektir.

Değerli okurlarım, hoş görülü, emeğinizin karşılığını alabildiğiniz, tüm haklarınızı koruyabildiğiniz/kullanabildiğiniz ve saygın/mutlu bir iş yaşamınız olması dileğiyle…

                                                                                        

                                                                                                          Bülent EŞMEKAYA

                                                                                                      Sosyal Güvenlik Uzmanı

 

 

 

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir