Doğunun gizemi…
ABDULLAH YILDIRIM

ABDULLAH YILDIRIM

Doğunun gizemi…

14 Ocak 2019 - 15:43

Dünya tarihine baktığımız zaman, masal kahramanlarından savaş kahramanlarına kadar tüm mitolojik efsaneler doğudadır. Çünkü doğu toplumları olayı abartmayı severler. Meşhur deyiş olan “Şeyh uçmaz, müritleri uçurur” sözü doğuya has bir söylemdir.

Sultan I. Ahmet döneminde birinin özlü sözleri padişaha kadar ulaşır. Adam öyle sözler söylemektedir. “Tohumu atmadan fidan çıkmaz”, “Güneşi görmeden çiçek açmaz” gibi sözlerle az konuşulan özlü sözler söylemektedir. Dilden dile dolaşan bu bilgiyle padişah huzura davet eder ve konuşturur. Padişaha da “Aşı yapmadan meyve olmaz” der.

Padişah bu kişiyi hemen vezir yapar. Bir müddet geçer, sorumlu olduğu hazineyi hassada işler kötü gitmeye başlar. Devletin önemli kararlarına hep tohum üzerinden bakmaktadır.

İşlerin tamamı sarpa sarınca, padişah merak eder, geçmişine bakar. Adam  bahçıvandır, tüm bildikleri de ağaç üzerinedir. Özlü sözlerin sebebi kelime hazinesinde başka sözcük olmaması ve dağarcığının boş oluşudur.

Hemen görevden alınır ve köyüne gönderilir. Şimdi de aynı durum vardır. Bilge zannettiğimiz boştur ama bunu söyleyecek bir adam bulunmadığı zaman bilgeliğe devam edecektir.

Türklerin genetik tarihi özelliği; saf oluşu, yani çabuk kanmaları, savaşçılığı ve doğurganlığıdır.

Maalesef dördüncü özellik bir kısım insanda ortaya çıktı; şark dalkavukluğu. Yani menfaat için “Gelene ağam, gidene paşam” deme dönemidir. Güçlüye adeta tapar şekilde muamele etmek, devamlı ondan bahsetmeli ama zayıfladığı anda en fazla hakaret etmek bize has bir özellik haline geliyor.

Dünyanın bu kadar entegre olduğu dönemde bir iktidar partisinin 15 yıl yönetmesi çoktur. Devamlı değişim olmalıdır. Genel başkanlar, belediye başkanları, yerinde en fazla 10 yıl kalmalı ve kendi istekleri ile yer değiştirmelilerdir.

Dünya tarihine damga vuran Yavuz Selim bile sadece 8 yıl kalmıştır. Doğunun abartısından kurtulunmalıdır. Anlaşılmıştır ki, gelen kendi isteği ile gitmiyor. O zaman yapılacak seçim yeni bir milat olmalıdır.

İnsanı tabulaştırma olayından vazgeçilmelidir. İnsanın hata yapabileceğini ve değişime uğrayacağını hesap etmeliyiz. Doğru olan dünyanın şekillenmesinde söz sahibi olmaktır. Dogmatik düşünce sistemini uygularken dikkatli olmalıyız.

Antik Roma çağındaki eserlere bir bakın. Teknolojinin zirve yaptığı bu dönemde aynısını yapmak imkansızdır. Ama yok olup gittiler.

Doğu gizemlidir ama gerçekçi değildir. Bir zamanlar çağ atlatacağız diyen ANAP vardı. Çağ atlatamadı ama kendisi gitti. Neden? Çünkü tek kişiye bağlı idi. Özal öldü, tarihin derinliklerinde kaybolup gitti. Tek kişiye bağlı tüm partilerin sonu aynıdır.

Güneş doğudan doğar, ama unutulmamalıdır ki tüm haşmeti ile batıdan batar. Ümmetten millete geçtik. Millette her fert değerlidir, tabii düşüncelerinde pranga yoksa. Pranga varsa hiçbir değeri yoktur…….

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir