Reklam
Değişen sistem
ABDULLAH YILDIRIM

ABDULLAH YILDIRIM

Değişen sistem

08 Ocak 2019 - 01:15 - Güncelleme: 08 Ocak 2019 - 21:44

Başkanlık sistemi devletin düzenini degiştirdi ama sistemi çözemeyen siyasetçiler ve siyasi partiler var. Başkanlık iki partilidir. Bir iktidar, bir de muhalefet üzerine kuruludur. Diğer partiler teferruattan ibarettir. Peki Türk toplumunun yapısına uygun mu dersek kesinlikle uygun değil.. Dünyanın bu kadar hızlı değiştiği bir dönemde, dinamiklerin neredeyse saat başı oluştugu günümüzde bu sistem Türkiye'ye uygun olmadı.. 

Seçimlerin 5 yıl olması eşyanın tabiatına aykırıdır. Seçim süresi en fazla üç yıl olmalı, iki dönemle sınırlandırılmalıdır. 16 yıldır AKP iktidardadır. Kendi kadrolarını devletin tüm kritik yerlerine yerleştirmiştir.. O zaman hiç bir siyasi partiye üye olmayan milyonlarca insanın geleceği ne olacaktır.. Yaşlanan ve çaptan düşen siyasi kadrolar yerlerine ya oğullarını ya da en yakınlarını seçmektedirler.. Hanedanlıktan farkı ne o zaman?...

"Dön baba dönelim" felsefesi yaygınlaşmakta, omurgasız insan tipi en revaçtadır. Bazılarının ruhunu bilmiyoruz, tipi adama benziyor ama yetki ellerine geçtiği zaman kraldan fazla kralcılık yapmakta, geleceğimiz bu çapsızların iki dudağı arasında şekillenmektedir..

Burada en zor durumda olanlar Tanrı dağı kadar Türk olan, Allah'tan başka kimseye eğilmeyen, sayıları da azalan Türk milliyetçileridir. Partiler ittifak yapmakta, fakat kendilerinin içine asla sinmemektedir. Asenanın soyundan, kurttan süt emdiklerini düşünen bu kitle ne olacak?..
Hiç mi devleti yönetme sırası gelmiyecektir? Hep yancı mı olunacak?.. Nedir bu uyuşukluk?..

Türk tarihinde lider eleştirilmez deniyor.. Lider eleştirilir.. Büyük Hun Devletini Teoman kurdu. Ama Metehan büyüttü.. Sultan Murat tahtı oğlu 17 yaşındaki Fatih'e bıraktı.. Niye? Çünkü gelişen çağa ayak uydurumayınca bir sonraki nesile devrettiler..

Türk tarihinde 17 milyon km2'ye ulaştığımız dönem oldu ama hiç bir zaman 500 bin kişiyi bile ülkeye getirmedik.. 5 milyon Suriyelinin getirilmesi ve ülkeye dağıtılması ensarlık değildir.. Tarihteki adı bir ülkenin silahsız, topsuz, tüfeksiz, adeta işgalidir.. Bunları kim söyleyecek? Toplum uyuşmuş, yağdanlık haline gelmiştir..

Felsefe "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" felsefesidir. Ama emin olun, o yılan onları da sokacaktır..

Toplumda aynı kişiler önde olduğu için arka sokaklardan haberimiz yoktur.. İntihar vakaları inanılmaz boyuttadır.. Fuhuş ve uyuşturucu rekora gitmektedir..

Hiçbir şey yokmuş gibi aynı adamların döne döne makam ve mevkileri paylaşmasından, aynı suratlardan, tornadan çıkmış gibi aynı sözlerden bıktık ve rahatsızız..

Değişen sistem, bilim çağına uygun değildir.. Yeniden tepeden tırnağa reform yapılmalı, insanlara umut vaat edilmelidir..

En fazla endişe edilmesi gereken olay insanların gelecekten umudunu kesmesidir...

Bugüne bakıyorum, geçmişte okuduğum tarihle ilgili şüpheye düşüyorum...

Bu dönemi yüzyıl sonrası tarihler nasıl yazacak diye?...

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mustafa Tufan UŞAK
    2 ay önce
    1876 l.Meşrutiyet döneminde bakanlar halkın seçtiği mebuslar meclisine karşı değil padişaha karşı sorumluydular. 1909 2.Meşrutiyet döneminde bakanlar meclise karşı sorumlu hale getirildiler. Değişen sistemle bakanlar meclise karşı sorumlu olmaktan çıktı. Geriye doğru bir değişim mi oldu. Hocam güzel yazılarınızı bekliyoruz selamlar ve saygılar...

Son Yazılar

sanalbasin.com üyesidir