"Yargıçlar vicdanları ile iktidar arasına sıkışıp...

"Yargıçlar vicdanları ile iktidar arasına sıkışıp kaldılar"

İYİ Parti Konya Milletvekili Yokuş, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Türkiye'de yargının bağımsız olmadığını söyledi

18 Ekim 2019 - 11:42

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, TBMM’de görüşülen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinde söz aldı. Yokuş, Genel Kurulda yargının bağımsız olmadığını, yargıçların verdiği kararların vicdanları ve iktidar arasında sıkışıp kaldığını kaydetti.

Meclise gelen Yargı Paketi Kanun teklifinin torba kanun olduğunu ifade eden Yokuş, adalet, yargı, hak ve hukukun bir paketin içine sığdırılamayacak kadar önemli olduğunu, adalet sistemine olan güvenin gün geçtikçe azaldığını söyledi. Yargı sistemimizin yeniden düzenlenmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Yokuş, "Ancak, yargı sistemini torba kanun şeklinde düzenlemek sorunları çözmeyecektir. Ülkemizde adaletin sağlanmasını mümkün kılmak için eksiksiz işleyecek bir demokrasiye ihtiyacımız vardır. Adil yargılanmanın önünü ancak bu şekilde açabiliriz” dedi.

ADALETİN İŞLEMEDİĞİ ÜLKELERE YABANCI YATIRIMCI GELMEZ

Yokuş, uluslararası ticarette de adaletin ve hukukun önemli olduğuna değinerek, şunları söyledi:

“Çağımızda, devletler arası ticaret ilişkilerinde, adalet birinci derecede önemli bir unsurdur. Adaletin ve hukukun adil işlemediği bir ülkeye yatırımcı gelmez, kredi verilmez. Bu tür ülkeler, milletler içinde en itibarsız ve güvenilmez toplumlar olarak anılırlar. Ayrıca adaletin olmadığı bir ülkede haktan ve hukuktan söz edilemez. Ülkemizde her gün yargı skandalları yaşanmaktadır. Türk yargısında çifte standart uygulanmaktadır. Mahkemelerin verdiği kararların büyük bölümü tartışılmaktadır. Yargı, aleni olarak iktidar yandaşlarını korumakta, halkın diğer kısmını ise maalesef cezalandırmaktadır.

Eskiden yüksek yargı organlarının başkanları, yargıçların vicdanları ile cüzdanları arasına sıkışıp kaldıklarını söylerlerdi. Bugün ise yargıçlarımız vicdanlarıyla, iktidar arasına sıkışıp kalmışlardır. Yargı, hür iradesi ile yasaların verdiği yetkiler doğrultusunda karar veremez olmuştur. Bazı mahkeme kararlarına baktığımızda gördüğümüz gerçek ne yazık ki şudur:  Zorlama yorumlar ve yasalar geriye doğru yürütülerek insanlar suçlanmakta ve cezalandırılmaktadır.”

KEYFİ TUTUKLAMALARIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ, KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ HAKKI SAĞLANMALI

Öncelikle yargı organlarınca verilen keyfi tutuklama kararlarının çözüme kavuşturulması gerektiğine işaret eden Yokuş, somut deliller olmadığı halde insanlar hakkında tutuklama kararları verildiğini belirtti.Yokuş, "Kişiler hakkında yapılan araştırmalar sonucunda, tutuklamayı haklı çıkartacak hiç bir delil ortaya konulamadığı halde çok sayıda kişinin tutukluluk hali keyfi olarak sürdürülmektedir. Bu durum kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlâli anlamına gelir. Üzerine atılı suça dair hiç bir delil bulunmayan insanların, tutukluluk hallerinin sürdürülmesi; Türk hukukunun temel değerlerine, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak prensiplere dayanan kurallara, evrensel ilkelere insan hak ve özgürlüklerine aykırıdır" diye konuştu.

YARGI, YAZILI VE GÖRSEL BASININ ETKİSİ ALTINDADIR

Toplum vicdanını yaralayan bir olay olduğunda yazılı ve görsel medyanın gücü ve baskısı ile savcıların karar değiştirdiğine şahit olduklarnı bildiren Yokuş, şöyle devam etti:

"Yargı bir karar verirken, yazılı ve görsel medyanın etkisinde kalmadan, toplum vicdanını yaralamadan kararlar vermelidir. Yargı bağımsızlığına gölge düşürmemek için, Hukukun doğru işlemesi gerekir. Bu da Anayasa ve evrensel hukuk kurallarını uygulamakla mümkündür. 

Türkiye’deki yargıya güven her geçen gün azalmaktadır. Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül 2014 yılında Bursa’da yaptığı konuşmasında Türkiye’de yargıya olan güvenin önceleri yüzde 60 ila 70’lerde iken, şimdilerde yüzde 20’lerin altına düştüğünü ifade etmiştir. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, 2016 yılında yaptığı bir konuşmada 'Maalesef yargımız siyasetin etkisinde açılmış durumdadır. Yargıya duyulan güven yüzde 20’ler seviyesine düşmüştür' demiş, yine, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit yine aynı rakamları telaffuiz etmiştir. 2019 yılında Sosyal Demokrasi Vakfı'nın Türkiye genelinde yaptığı ankette, Ak Parti seçmeninin yüzde 26.2'si Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını, yüzde 16.1'i yargıya güvenmediğini, yüzde 22.1'i ise mahkemelerin tarafsız olmadığını söylüyor.

Yargıya güvenin yeniden tesisi için hukukun üstünlüğünün olması gerekmektedir. 'Adalet Mülkün (Devletin) Temelidir' anlayışını kendisine yol olarak seçmiş olan bir milletin, bugün yargıya güveni yok olmuştur. Ülkemizin geleceği için hukukun üstünlüğü anlayışını yeniden tesis etmek, ülkeyi yönetenlerin boynunun borcudur.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Genç reklamcılar Kemal Soylu ile söyleşi yaptı
Genç reklamcılar Kemal Soylu ile söyleşi yaptı
Konyaspor günü tek antrenmanla geçirdi
Konyaspor günü tek antrenmanla geçirdi
sanalbasin.com üyesidir