Reklam
“Rabbime hergün beni eğitimci yaptı diye dua ediyorum”

“Rabbime hergün beni eğitimci yaptı diye dua ediyorum”

Konya’nın eğitim hayatına büyük katkılar sağlayan, Konya sevdalısı, eğitim gönüllüsü Fahriye Gürler Sayar, emekli olmasına rağmen, hala eğitime katkıda bulunmaya devam ediyor. Eğitimciliğin resmiyette bitse bile gönülde bitmeyecek büyük bir aşk olduğunu vurgulayan Sayar, “Rabbime hergün beni eğitimci yaptı diye dua ediyorum” dedi

26 Ocak 2019 - 12:22

Konya’nın renkli kişiliği ve kocaman yüreğiyle, bütün canlıları kucaklayan yapısıyla tanınan eğitimcilerinden Fahriye Gürler Sayar, Konya Olay Gazetesi’nin bu haftaki konuğu oldu.

Eskiye uzanan dostluğumuza dayanarak röportaj yapmayı teklif ettiğim, eski isimleri Devrim ve İnkılap olan bugünkü Mareşal İlköğretim Okulu'nun Konya eğitimine önemli izler bırakan başarılı kadın müdürü Sayar, şu an aktif bir yöneticiliği bulunmamasına rağmen bizi kırmayarak, sohbetiyle eskilere götürdü.

Konya sevdalısı, Konya sevdalısı olmaktan daha çok bir eğitim gönüllüsü olan Fahriye Gürler Sayar hocamız ile hem geçmişe hem de eğitime yaptığı katkıları Konya Olay Gazetesi okurları için konuştuk.

Kıpır kıpır bir gençlik geçiren ve girişimci yönüyle Konya’nın başarıda ilk sıralardaki okulu Devrim İlkokulu’nda müdürlüğe kadar yükselen Sayar, “O dönemde okulumdaki binlerce çocuğuma nasıl faydalı olsam diye çalmadığım kapı kalmadı. Validen belediye başkanına, esnaftan vatandaşa kadar okulum ve çocuklarım için kim ne destek verecekse gece gündüz demeden bunun için çalıştım” dedi.

ÇOCUKLAR SEVMEYİ, BARIŞMAYI ÖĞRENMELİ

Bu girişkenliği ve güzel şiir okuyan yönüyle dönemin Turizm Müdürü Feyzi Halıcı tarafından keşfedilen Sayar, Mevlana’yı anma törenlerini 7 yıl boyunca büyük zevkle sunduğunu o günkü heyecanla anlatıyor. Yine aynı alicenaplıkla İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Sandığı’nın (İLKSAN) ilk kadın üyesi olan Fahriye Hoca, aşkla yaptığı mesleğini bize şöyle anlatıyor:

“Her gün rabbime binlerce kez teşekkür ederim, binlerce dua ederim, ‘Sen beni iyi ki öğretmen yaptın Ya Rabbi’ diye. Rabbim bana öğretmenlik görevini verdi. Çocukları eğiteceksin, öğreteceksin. Seveceksin, dokunacaksın, yol göstereceksin, merhameti anlatacaksın. Herşeyi öğretmen öğretir. Anne baba terbiyesi ayrı bir şeydir. Eğitimcinin, hele hele öğretmenin verdiği şeyler daha sabittir, asla değiştirilemez. Öğrencinin ömür boyu karakterini etkiler. Çocuklar sevmeyi, barışmayı öğrenmeliler. Bunlar çocuk, zaman zaman birbirlerine kırılabilirler ama barışmayı da affetmeyi de öğrenecekler.”

Konyalıların, eğitim hayatı boyunca sevgiyle ve aşkla hem okuluna hem çocuklarına yaptığı hizmetleri yakından tanıdığı Sayar, emekli olduktan sonra da çalışmalarına devam ediyor. 7 yıllık Şehit ve Gazi Anaları Derneği Başkanlığı, Türkiye Yardım Sevenler Derneği Başkanlığı döneminde yine “aşklarım” dediği öğrencileri düşünen Sayar, şehit ve ihtiyaç sahibi ailelerin yanı sıra onların okuyan çocuklarını da yalnız bırakmamış. Konyalı yardımseverlere giderek, burs bulduğunu ve burs alan öğrencilerini bırakmayıp takip ederek, topluma iyi birer birey ve meslek sahibi olarak yetiştirdiğini kıvançla anlatan Sayar, dernekçilik faaliyetlerini ise şöyle ifade ediyor:

BÜTÜN CANLILARA SEVGİ İLE YAKLAŞALIM

“Görev aldığım derneklerde, özellikle çocuklarımızı ve ailelerini sahiplendik ve onları olabildiğince mutlu etmeye çalıştık. Zor durumda olanlara yardım ettik. Özellikle Ramazan aylarında onları yalnız bırakmadık. İnsanların yüzlerinde o mutluluğu görmek harika bir şey. Konya’da zor şartlarda okumaya çalışan üniversite öğrencilerine burs verdik. Bu çocuklar Konya’da okusun, Konya’nın havasını alsın, Konya’yı iyi ansın diye onları yalnız bırakmadık. Kılık kıyafet verdik. Ailelerinin içine girdik. Öğrenciler gelip açık yüreklilikle ailevi durumlarını anlattılar. Çok güzel şeyleri daha güzele çevirdik. Çocuklar mutlu oldular. Bu çok önemli. Kiminin babası sakat, kiminde anne baba kavgalı. Yani aileye kadar indim. Başkasına görev vermedim, bu işleri bizzat kendim yaptım. Öğrencilere daha sonra durumlarını sorduğumda çok iyi hocam demeleri, bu çocukların hayatlarına dokunmak benim için en büyük mutluluk.”

Her zaman “önce sevgi” düsturu ile çalıştığını, bütün canlılara sevgiyle yaklaştığını belirten Sayar, bugüne kadar yaptığı en iyi işi, “Bir okulun idarecisi, müdürü olmak” sözleriyle tarif ediyor ve “Bu çok müthiş bir şey. Bir çocuğun başını okşamak çok önemli. Çocuğa dokunmayı çok önemsiyorum. Öğretmenlerime de hep söylemişimdir; ‘önce sevgi’. Zaman zaman gittiğim yerlerde karşılaştığım daha önce beraber çalıştığımız öğretmenler, benimle ilgili anılarında hep sevgimi verdiğimi anlatırlar. Bu aşk gibi bir şey. Öğretmeni, öğrenciyi sevmek. Çok emek verdim, sevgiyle verdim” diye ekliyor.

RAHMETLİ DEDEM SAYESİNDE ÖĞRETMEN OLDUM

Öğretmen oluşunda en büyük etkenin dedesi olduğunu buğulu gözlerle anlatan Sayar, “Şöyle bir tatlı anım var” cümlesiyle neşelendiği anısını aktarıyor:

“İlkokulda da hareketli bir insandım. Dedem beni kucağına oturtur ‘Benim kızım muallim olacak’ derdi. Ben itiraz eder, ‘Hayır dede, ben muallim olmayacağım. Ya gazeteci ya da avukat olacağım’ derdim. 3 seçenek var; muallim, gazeteci, avukat. Sonunda dedemin isteğini yerine getirip, öğretmen oldum. Dedemin mezarına her gittiğimde ‘Dedem nurlar içinde yat. O kadar masum adamdı ki, senin dualarınla ben öğretmen oldum’ Yoksa ben çok iyi bir hukukçu da olabilirdim. Gazetecilikte de çok iyi olurdum. Allah dedemin istediğini yaptı. Ama güzellik nerde? Ben avukat olsam kaç müvekkil görecektim, o cıvıl cıvıl sesleri nasıl duyacaktım. Onlar benim için aşk. Ben aşkı yaşadım, samimi aşkı yaşadım. Aşk ile yaşadık çocuklarımla. Şimdi hala gittiğim yerlerde yanlarında ellerinden tuttukları çocuklarıyla karşılaşyorum. Babası getirdiyse babaanne oluyorum, annesi getirdiyse anane oluyorum. Bu çok güzel bir şey. Bazı insanlar öğretmenini görmezden geliyor. Niye? Çünkü, alış veriş yok, çocuğa değerli olduğunu hissettirmemiş. Ben çocuklarıma dersi anlatırken yaşlarına göre dersi gerekirse oyun haline getirerek anlatıyordum. Örneğin birinci sınıftaki çocuklara savaşı anlatırken, düşmanları topladık, denize döktük, hepimiz alkışladık. İş gördük yani. Ziya isminde bir çocuğumuz alkışlamadı. ‘Ziya ne düşünüyorsun?’ diye sorduğumda, ‘Ama öğretmenim onların da çocukları var, onlar da ağlar’ dedi. Masumluğa bakar mısın?  Bu şekilde asla unutmazlar. Tahtaya yaz, sıradan. Hiç sevmem öyle şeyi. Her kafadan bir ses çıkmalı. Hepsinin söyleyeceği bir şey olmalı. Zamane harika. Yeni nesil çok zeki.”

Fahriye hocamıza şimdiki eğitim sisteminin nasıl olduğunu da soruyoruz. “Şimdiki eğitim sistemini anlamış değilim. Anlamaya çalışıyorum” diyerek, ilkokul birinci sınıfa başlayan torunu Çınar’ı anlatıyor;:

“Torunum Çınar, özel kolejde. Çınar, anne babası gibi çok okuyor. Sınıfları daha yeni okumayı söküyor. Ama severek okuyor. Öğretmeni hayvanlar aleminden zürafayı anlatmasını istiyor. Babası eve geldiğinde o gün okulunun nasıl geçtiğini sormuş. Çınar, ‘Arkadaşlar beni dinlemediler’ diye ağlamış, ağırına gitmiş. Topu topu 17 öğrenci. Sen nasıl öğretmensin? Bizim sınıflarımızda 60 küsur öğrenci olurdu. Peki böyle bir durumda ne yaparsın? ‘Çocuklar bakın Çınar arkadaşınız şimdi size çok sevdiğiniz bir hayvanı anlatacak. Bir dinleyelim, ben de merak ettim. Hadi kolları bağlayalım, arkamıza yaslanalım, Çınar’ı dinleyelim’ der misin? Bunun sınıfında kimse dinlemiyor. İşte burada öğretmenin sevgiyle yaklaşımının önemi ortaya çıkıyor.”

Röportajın sonunda okulunu çok özleyen ve ara sıra ziyaret eden Fahriye Hoca ile Mareşal Mustafa Kemal İlköğretim Okulu’na gidiyoruz. Burada öğrencilerle tek tek ilgilenen Fayriye Gürler Sayar, gaz zehirlenmesi sonucu hayatını kaybeden oğlu Arda adına okul bahçesine yaptırılan Atatürk büstünün yıpranan yerlerinin yenilenmesi için girişimde bulunuyor. Okulda öğrencileri tek tek kucaklayan Sayar, sokakta da insanlara ve hayvanlara sevgisinden katıyor.

RÖPORTAJ / Yadigâr GÜNEŞ

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Altun'dan şehitlerle ilgili paylaşım
Altun'dan şehitlerle ilgili paylaşım
MHP Genel Başkanı Bahçeli:
MHP Genel Başkanı Bahçeli:
sanalbasin.com üyesidir