"Evimizde bomba var"

"Evimizde bomba var"

Birlik Vakfı Konya Şubesi’nin ‘Her Cumartesi Birlik’teyiz’ konferansında ‘Medya ve Subliminal Mesajlar’ konusunu irdeleyen Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, evlerdeki tehlikeye dikkat çekerek, “Etrafımız o kadar kuşatılmış ki hem de güvenli sandığımız evimizin içerisinde” dedi

23 Şubat 2020 - 15:43

Birlik Vakfı Konya Şubesi’nin ‘Her Cumartesi Birlik’teyiz’ konferansında, son dönemde sıkça gündeme gelen ‘Medya ve Subliminal Mesajlar’ konusu değerlendirildi. Vakfın konferans salonunda düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu programın açılışında konuşan Birlik Vakfı Konya Şube Başkanı Abdi Parlak, kültürel ve ahlaki dejenerasyonun ana kaynaklarından biri olan medya algı operasyonlarının önemine ve tehlikesine dikkat çekti.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Konya Teknik Üniversitesi Dış İlişkiler Koordinatörü Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, Suriye’de, Ortadoğu’da her tarafta savaşın devam ettiğini belirtirken, yıllardan beri ekranlarla yapılan bir savaşın da var olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Küçükbezirci, “Ekranları eleştirirken tüm ekranları yok edelim demiyoruz, tam aksine ekranların içini milli ve manevi değerlerimiz ile doldurup en ileri derecede teknolojiyi üretmeliyiz ve kullanmalıyız” dedi.

Ekranlarda bilinçaltına birisi gizli kapaklı, birisi de açıktan olmak üzere iki türlü mesaj gönderildiğini ifade eden Küçükbezirci, “Bilinçaltı mesajlar sadece teknolojiyle değil kitapla da oluyor. Filmlerle oluyor, dizilerle oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bilinçaltına çok farklı mesaj yerleştirme teknikleri olduğunu kaydeden Doç. Dr. Küçükbezirci, Körfez Savaşı’nda Amerika’nın Irak’a sözde barış götürdüğü fotoğrafı katılımcılara görsel olarak hatırlatırken, “Şu anda Suriye’de de durum aynı, tarih tekerrür ediyor aslında. Halka barış, demokrasi adı altında, şu anda yapıldığı gibi vahşet, kaos ve insanların katledilmesini götürüyorlar. Burada şarkı türkü çalarken radyolarda veya Kur’an-ı Kerim okunurken sürekli ‘direnmeniz faydasız’ diyerekten bu telkinde bulunuluyor ama insanların kulakları bunu duymuyordu. Zihin altı alıyordu fakat kulakları duymuyordu. Bunu 2001 yılında alçak ses yayma kayıtlı merkezlerinde çalışan Amerikalılar gündeme getirdi” ifadelerine yer verdi.

Yağmur Küçükbezirci, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir başka teknik 25’inci kare deniyor. Çizgi filmlerde özellikle kullanılıyor. Bizim kültürümüze uygun olmayan, olmaması gereken şeyler veriliyor. Onun haricinde kokuyla bilinçaltına giriliyor ki bir çoğu bilimsel olarak açıklandı. Bir de backmasking tekniği var. Etrafımız, her tarafımız sarılmış vaziyette. Bir çok semboller, amblemlerle de bilinçaltımıza mesajlar gönderiliyor.

Evimizde bomba var dedik. Evimizin baş tacı ninemiz, dedemiz, büyüklerimiz değil mi? Bu ne zaman? 1980'li yıllarda evimizin baş köşesinde kim vardı, ninemiz vardı. Hakikaten otururduk, hikayelerini dinlerdik, yaşanmışlıklarını dinlerdik. Ama ne oldu, onların hikayelerinin yerine ne geçti? Çizgi filmler geçti. Anlatmış olduğu masallar çizgi film, yaşanmışlıklarının hepsi de dizi ve film oldu. Doğru mu? Doğru. Sonra neneyi kaldırdık oradan ve fotoğrafını televizyonun altına attık ve televizyonu baş köşeye koyduk 80’de. Televizyonla birlikte hayatımız tamamıyla değişmeye başladı.”

Dünya nüfusunun fazlalığını anlatan filmler olduğuna da dikkat çeken Küçükbezirci, “Bu filmlerde hedefte Türkiye ve İslam nüfusunu görüyoruz. Bir de büyük çoğunluk farkında değil, üçüncü cinsiyetin desteklenmesi, LGBT olayı var. Toplumu çökertmenin yollarından bir tanesi aile kurumunu çökertmektir. Bir de hedefte hep kadın ve çocuklar var. Niye kadın? Çünkü toplumu aslında inşa eden, toplumun temelinde kim vardır? Kadın vardır, anne vardır, toplumu kadın yetiştirir. Niye çocuklar var? Çünkü toplumun geleceği çocuktur. Evlilik kurumunu çökertirse toplum da çöker” şeklinde konuştu.

“Maalesef diziler, filmler, yarışma programları hayatımıza etki etti” diyen Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, farkına bile varılmadığını da vurgu yaparak, “Aslında davranışlarımız değişmedi ama bizim yaştakilerin bakış açılarımız, tutumlarımız değişmeye başladı” dedi.

Özellikle hedefte olan dizilerde, filmlerde yapılan şeyin dünya nüfusunun planlamasıyla ve dünya nüfusunun tek düzeye indirilmesiyle alakalı olduğunu belirten Küçükbezirci, “Bilgisayar oyunları gündemde olduğu için söyleyeceğim. Almanya’da olan olayı biliyorsunuz. Hem Türk hem de Müslüman düşmanlığı var. Oradaki yapılan saldırıların aynısını bilgisayar oyunlarında da görebiliyoruz. Yani bu oyunlarda islamofobi yıllardan beri devam ediyor. Öteki taraftan tişört yazılarına bile sirayet etmiş. Her tarafımız maalesef sarılmış vaziyette. Biri bitiyor beşi başlıyor. Yapacak çok işimiz var. Hem devlet hem millet eliyle” ifadelerini kullandı.

Program sonunda Birlik Vakfı Konya Şube Başkanı Abdi Parlak, Konya Teknik Üniversitesi Dış İlişkiler Koordinatörü Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci’ye günün anısına tablo hediye etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Bu zorlu dönemde çiftçimize sahip çıkmalıyız"
Büyükşehir, KOMEK'lerde üretilen maskeleri dağıtıyor
Büyükşehir, KOMEK'lerde üretilen maskeleri dağıtıyor
sanalbasin.com üyesidir